MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK ( İŞ ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının iş aktini haklı nedenle feshedildiğini, yıllık izin hak ve ücretlerinin ödenmediğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, devamsızlık sonucu davalının iş aktini haklı nedenle feshettiğini, yıllık iznini kullandığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının dava dosyasına celbedilen SGK hizmet cetveline göre uyuşmazlık konusu dönem; 02/07/2010-17/03/2011 ve 25/06/2011-13/05/2013 tarihleri arasında 1095052 sicil nolu işyerinde sigortalı olarak çalıştığı, işyerinin ... Akaryakıt Oto Alım Satım İnşaat Gıda Nakliyat Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait olduğu, 24/04/2013 tarih ve 2303 yevmiye nolu ihtarname ile davacı işçinin davalı işverene hitaben işçilik ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini feshettiğini, söz konusu yasal haklarının yasal süre içerisinde ödenmesini talep ettiği, davalı işveren tarafından 24/04/2013 tarih ve 2323 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı işçiye hitaben aralıksız ve habersiz 3 gün işe gelinmediğinden 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2-g bendi gereğince iş akdinin feshedileceğinin belirtildiği, ayrıca davalı işveren tarafından dosyaya sunulan davacı işçi hakkında işe gelmediğine dair tutulan 4 adet tutanağın incelendiği, ayrıca davacının işyeri dosyasında bulunan 17/03/2011 tarihli işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış nedeninin iş akdinin haklı bir neden olmadan işverence feshi olarak kuruma bildirildiği, 13/05/2013 tarihli işten ayrılış bildirgesinde ise iş akdinin işçi tarafından işverenin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle fesih olarak kuruma bildirildiği, yıllık izin defterine göre de 01/05/2012-21/05/2012 tarihleri arasında 20 gün, 01/11/2012-20/11/2012 tarihleri arasında da 19 gün izin kullandığı, işyeri dosyasında bulunan ücret bordrolarına göre de 2013 yılı Mart ayı bordrosunda 978,60 TL ücret tahakkuk edildiği ve bordronun imzalı olduğu, 2013 yılı Nisan ayı bordrosunin ise imzasız olduğu, Yapı ve Kredi Bankası Susurluk Şubesinden davacıya ait istenilen maaş hesabında ise son olarak 04/04/2013 tarihinde 800,00 TL. maaş adı altında ödeme yapıldığı, iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin ispatı davalı işverenlikte olduğu, ancak çekilen ihtarlara bakıldığında aynı tarihte ancak yevmiye numaraları davacının daha önce ihtarneme gönderdiği, davacı işçinin zaten iş akdini talep ettiği ücretlerin ödenmediğinden bahisle iş akdini feshettiği, davalı işveren ise hakların ödendiğini söylese de bunları yazılı belgelerle ispatlayamadığı, dolayısıyla davacı işçinin feshinin haklı nedenlere dayandığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak İş Kanunu'nun 24/2-e maddesi kapsamında işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı, ancak davacı işçi her ne kadar 05/04/2010 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığını iddia etmiş ise de bu durumu delillerle ispatlayamadığından hizmet cetveline göre davacının 02/07/2010 tarihinde işe başladığı kabul edildiği, davacı işçi işyerinde günde 12 saat çalıştırıldığını, hafta tatili verimeyerek dini ve milli bayramlarda çalıştırıldığını, karşılığının da verilmediğini iddia ettiği, davacının çalıştığı gün ve saatleri gösterir puantaj kayıtları ve vardiya çizelgeleri davalı işverence sunulmadığı, dinlenen davacı tanıkları ise haftanın 7 günü çalışıldığını, hafta tatili yapılmadığını, dini ve milli bayramlarda çalışıldığını, davalı tanıkları ise haftanın 6 günü, günde 8'er saatten üç vardiya halinde çalışma yapıldığını, fazla ve genel tatillerde çalışma yapıldığında karşılığının ödendiğini beyan ettiği, dava konusu işyerinin bir akaryakıt istasyonu olup 24 saat faal olduğu göz önünde bulundurularak vardiya sistemi uygulanıyorsa bunun çizelgelerinin işverenlikçe dosyaya sunulması gerektiği, davalı tanıklarınca da yapılan fazla ve genel tatillerde çalışma yapıldığında karşılığının ödendiğini beyan etmiş iseler de celbedilen ücret bordrolarında böyle bir tahakkukun olmadığı, dolayısıyla davalı tanıklarının bu beyanlarına itibar edilmediği, maaş alacağı yönünden ise; davacının celbedilen banka maaş hesap özetinde 04/04/2013 tarihinde 800,00 TL. ücret yattığı, yatan ücretin 2013 yılı Mart ayı çalışmasına ilişkin olduğu, Nisan ayına ilişkin bir ücret ödemesi bulunmadığı, dolayısıyla davacı işçinin 2013 yılı Nisan ayı ücret alacağı bulunduğu, yıllık ücretli izin alacağına gelince; davacı işçi yıllık izinlerin kullandırılmadığını iddia etmiş ve iş akdini karşılığının da ödenmediğinden bahisle talep ettiği, davalı işveren ise dosyaya sunulan yıllık izin defterinde davacının 01/05/2012-21/05/2012 tarihleri arasında 20 gün, 01/11/2012-20/11/2012 tarihleri arasında da 19 gün olmak üzere toplam 39 gün izin kullandığını iddia ettiği, ancak davacı vekili yıllık izin belgelerindeki imzayı kabul etmediği, fakat davacı işçinin iki yıllık hizmet süresine göre 28 gün yıllık izin hak ettiği fakat 39 gün izin kullandığı inandırıcı bulunmadığı, kaldı ki işyerinin bir akaryakıt istasyonu olduğu, 24 saat faal durumda ancak 2 vardiya halinde çalışılan bir işyerinde işçilere izin verilmesinde işin aksayacağı ve davalı tanığı ... de resmi ve dini bayramlarda çalışmanın olduğunu ve yıllık izin kullanılmadığını beyan etmesi üzerine imza incelemesine gerek duyulmayarak davacı işçinin yıllık ücretli izin hak ettiği kanısına varıldığı, davacı vekili (söz konusu rapor doğrultusunda) 11/11/2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; kıdem tazminatı alacağını 1.923,66 TL. arttırarak 2.923,66 TL.ye, fazla çalışma ücreti alacağını 6.939,79 TL arttırarak 7.939,79 TL.ye, hafta tatili ücret alacağını 3.305,55 TL. arttırarak 4.055,55 TL.ye, ücret alacağını 139,99 TL. arttırarak 639,99 TL.ye yükselttiğini, 1.000,00 TL. yıllık izin ücret alacağını 347,03 TL azaltarak 652,97 TL.ye, genel tatil ücret alacağını 242,24 TL. azaltarak 507,60 TL. olarak ıslah ettiği, ıslah dilekçesi ile talebin arttırılabileceği, azaltılamayacağı, davacının, talebin azaltılması yönündeki beyanın feragat olarak değerlendirildiği, sonuç olarak; alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların, yasa hükümlerine ve dosya kapsamına uygun olduğu, denetime de açık bulunduğu, alacak miktarları gözönünde bulundurularak %40 hakkaniyet indirimi yapılmış, dolayısıyla davacı tarafın davasının kısmen kabulü ile dava dilekçesindeki taleple hüküm altına alınan değer farkı üzerinden davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, yıllık izin ücreti bakımından, davacı vekili yıllık izin çizelgelerindeki imzaların tamamı ile bordrolardaki /ücret pusulalarındaki imzaların çoğunun davacıya ait olmadığı hakkında yargılama sırasında açık beyanda bulunmuş olup, yıllık izin belgesinde izinli görünen günlerin ait olduğu dönem bordrolarına yansıtılıp yansıtılmadığı belirlenerek yansıtılmış ise davacının o bordrolardaki varsa imzalara da itirazı olup olmadığı tespit edilip, yıllık izin belgesindeki imzaların ve varsa yıllık izin tahakkuku olup davacının imzasını içeren ve imza inkarı olan hesap pusulalarındaki/bordrolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığı bilirkişi incelemesi ile tespit edilerek, varsa yıllık izin tahakkuku olan bordrolardaki imzanın ve/veya yıllık izin belgesindeki imzanın davacıya ait çıkması halinde kullandığı ispatlandığı ölçüde yıllık izin ücreti belirlenerek reddedilmelidir. Bu inceleme bakımından, aslı Mahkeme'ye ibraz edilmeyen belgelerin asılları getirtilmelidir.
Yukarda açıklanan şekilde yıllık izin belgesindeki imzanın ve varsa yıllık izin tahakkuku içeren bordrolar/hesap pusulalarında inkar edilen imzaların davacıya ait olup olmadığı ve bu şekilde yıllık izni kullanıp kullanmadığının tespitinin uzman bilirkişi incelemesi ile bilimsel olarak tespiti mümkünken, Mahkemenin varsayıma dayalı gerekçe ile yıllık izin ücreti hakkında sonuca gitmesi hatalıdır.
Diğer taraftan, davacının kullandığı ispatlanan yıllık izin sürelerinin tespiti halinde bu sürelerin fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının hesabında dışlanması gerektiğide gözden kaçırılmamalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 10/07/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy