MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, işyerinde zaman zaman haksız ve ayrımcı uygulamalar olduğunu, bunları dile getirdiğinde işveren nazarında davacının istenmeyen kişi olduğunu, davalı yetkililerinin davacının işi bırakması için psikolojik baskı yaptığını, bu çerçevede olağan dışı denetimler, kontroller, disiplin soruşturmaları yapıldığını, ücret kesme gibi çeşitli cezalar verildiğini, en son işyerinin değiştirildiğini, Nisan/2011 maaşının 965 TL.'ndan 900 TL.'na düşürüldüğünü, davacının haklı nedenle feshettiğini, 2'şer günden 07:00-19:00 ve 19:00-07:00 saatleri arasında dönüşümlü olarak çalıştığını, resmi tatillerde ve bayramlarda da çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının haklı feshettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının iş akdini devamsızlıktan haklı feshettiğini, davacının yeni görev yerinin Ataşehir 41 ada olarak kendisine 11/08/2011 tarihinde tebliğ edildiğini, ama davacının devamsızlık ettiğini, davacıya ulaşılamayınca davalının iş aktini haklı feshettiğini, davacının Acıbadem ... Konutlarında çalışmakta iken, ...'de görevlendirildiğini, ...'de oturduğunu, ...'e ulaşmanın davacıya problem yaratmayacağını, iş koşullarında esaslı değişiklik yapılmadığını, davacının psikolojik baskı ve benzeri iddilarının gerçek dışı olduğunu, davacıya yapılan maaş kesiminin işyeri içi kurallarına uygun olduğunu, gazete okurken görülmesi, amirine karşı saygısız disiplinsiz davranması gibi nedenler ile olduğunu, sonra davacının bundan 8 ay sonra işi bıraktığını, maaş kesintilerinin davacının kabul ettiği “ceza taahhütnamesine” uygun olduğunu, maaşının düşürülmediğini, vardiyalı çalışma nedeni ile fazla mesaisi bulunmadığını, haklarının ödendiğini, resmi tatil çalışmasının belge ile ispatının gerektiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirkette 09.02.2008-11.08.2011 tarihleri arasında belirsiz süreli iş akdi ile çalıştığı, daha sonra daha sonra görev yerinin değiştirilmesi nedeniyle iş akdini feshettiği, davalı vekilince yeni görev yerinin çalıştığı yere yakın olduğu, bu nedenle yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı savunulmuş ise de, davacının çalıştığı süre boyunca hep aynı yerde çalıştığı, tanık beyanlarına göre işverenin imzalatmak istediği ibranameyi imzalamaması nedeniyle görev yerinin değiştirildiği, kural olarak işverenin yönetim hakkı içinde işçinin görev yerinin değiştirilmesinin de bulunduğu, ancak bu hakkın da iyi niyet kurallarına ve hukuka uygun kullanılması halinde korunabileceği, somut olayda ibranameyi imzalamayan işçiyi cezalandırmak için görev yerinin değiştirilmesinin yönetim hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bu nedenle davacı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı ve kıdem tazminatına hak kazandığı, ücret konusu taraflar arasında ihtilaflı olup davacı aylık 965 TL. net ücretle, davalı taraf asgari ücretle çalıştığını iddia ettiği, davacı tanıklarının 900-950 TL. ücretle çalıştığını beyan ettikleri, buna göre davacının yaptığı işin niteliği ve kıdemine göre asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, bu nedenle asgari geçim indirimi dahi aylık 965 TL. ücretle çalıştığı kabul edilerek hesaplamaya esas alındığı, tanık beyanlarına göre davacının haftada ortalama 14 saat fazla mesai yaptığı, genel tatil günlerinde çalıştığı, ancak hafta tatilini kullandığının anlaşıldığı, davacı vekilinin ıslah dilekçesi üzerine davalı vekilinin zamanaşımı itirazında bulunduğu, itiraz nedeniyle ek rapora gerek görülmeyerek dava dilekçesinde talep edilen miktarlarda göz önünde bulundurularak ıslah tarihi olan 10.12.2013 tarihinden geriye doğru 5 yıl gidilerek 10.12.2008 tarihinden önce tahakkuk eden net fazla mesai 3154,96 TL. olup dava dilekçesi ile talep edilen 2000 TL. düşüldükten sonra zamanaşımına uğrayan fazla mesai alacağı miktarının 1154,96 TL. olduğu, aynı şekilde 10.12.2008 tarihinden önce tahakkuk eden net genel tatil alacağı miktarının 329,29 TL. olduğu, dava dilekçesi ile talep edilen 200 TL. düşüldükten sonra zamanaşımına uğrayan genel tatil alacağı miktarının 129,29 TL. olduğu hesap edilerek bu miktarlar 1.12.2013 tarihli bilirkişi Mahmut Kabakçı tarafından düzenlenen raporda (her ne kadar bu rapordan sonra başka bir rapor daha alınmış ise de, Mahkememizce bu rapor daha doğru ve yeterli görüldüğünden hükme bu rapor esas alınmıştır.) hesaplanan miktarlardan düşüldükten sonra sonuç olarak 13440,65 TL. fazla mesai, 1120,33 TL. genel tatil alacağının bulunduğu, aldırılan bilirkişi raporunda davacının hak ettiği alacak miktarlarının iş hukuku ilkeleri çerçevesinde usulünce ve gerekçeleri de belirtilerek gösterildiği, hesaplama yönteminin Mahkeme tarafından da benimsendiği, bilirkişinin tarafsızlığına ilişkin taraf vekillerince bir iddianın ortaya atılmadığı rapora yapılan eleştirilerin teknik boyutta kaldığı bu yönü ile mevcut raporun hüküm vermeye yeter nitelikte olduğu sonucuna varıldığından mevcut bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda hesaplanan fazla mesai ücreti, bayram ve genel tatil ücretleri miktarlarından hayatın olağan akışı, davacının her zaman aynı tempoda ve sürede çalışamayacağı hususları dikkate alınarak mahkememizce % 30 civarında bir indirim yapıldığı gerekçesi ile hafta tatili ücreti ve asgari geçim indirimi haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai alacağının hesaplama şekli bakımından, her iki taraf tanıklarına göre 12 saat çalışıp 24 saat dinlenme usulü mevcuttur. Bilirkişi raporunda ise dosyaya sunulu tek nöbet çizelgesi Haziran/2010 ayına ait olup bu çizelgede 2 gün gündüz, 2 gün gece, 1 gün dinlenme esası olduğu, aynı işyerinde aynı düzenin süreceğinin kabulü ile haftada 14 saat fazla mesai çalışması hesaplanmıştır.
Davalının hizmet alım sözleşmesine göre gece çalışmasının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, sadece 1 ay için mevcut bulunan nöbet çizelgesinin tüm çalışma dönemi için geçerli kabul edilmesi yerinde değildir. Nöbet çizelgesi olmayan dönemler tanık beyanlarına göre, nöbet çizelgesi olan 1 aylık dönem ise nöbet çizelgesine göre hesaplanmalıdır. Buna göre, nöbet çizelgesi olmayan dönemler bakımından, 12 saat çalışma ardından 24 saat dinlenme kabul edilerek 3 haftalık döngüler halinde aynı çalışma şeklinin kendini tekrarladığı, bu çalışma düzeninde 1. ve 2. haftalarda 7,5'ar saat normal fazla mesai, 3. haftada 42,5 saat fiili çalışmaya rağmen gece çalışmasından doğan fazla mesai olarak haftalık 6 saat fazla mesai olduğu anlaşılmaktadır. Nöbet çizelgesi olmayan dönemler bakımından hesaplamanın buna göre yapılması gerekir.
3- Yukarıdaki bendde yazılı ilkeler ulusal bayram genel tatil çalışması ücreti bakımından da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil çalışması ücreti bakımından, bordrolarda tahakkuk yok ise de bazı ödeme belgeleri dosyaya sunuludur. “Maaş ödeme makbuzlarında” "Mesai" adı ile ödemeler ve davacıya atfen imzalar mevcuttur. İlaveten, davacının bazı günler fazla mesai yaptığına dair "güvenlik onay tutanağı" başlıklı belgeler dosya kapsamındadır. Hükme esas bilirkişi raporunda bu belgeler değerlendirilmemiştir. Davacı asıla bu belgeler gösterilip sorularak bu belgelerin neticeye etkisi olup olmadığı, varsa nasıl bir etkisi olduğu değerlendirilmelidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 10/07/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy