MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davalı avukatının duruşma talep etmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.02.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava dilekçesinde davacı, iş akdinin davalı işverence 31.12.2011 tarihinde sona erdirildiğini açıklamıştır.
Hükme dayanak bilirkişi raporunda davacının hizmet süresi ise 15.11.1991-30.04.2012 tarihleri arasında belirlenmiştir.
Davacının tazminata ve hesaplamaya esas bu hesap süresine fesihten sonra 4 ay eklendiği görülmüştür.
Taraflar arasında görülüp bitmiş bir işe iade davası olmadığına göre kıdem süresine neden 4 ay eklendiği anlaşılmamıştır.
Taleple bağlı 4 ay eklenmeden kıdeme esas hizmet süresi belirlenip hesaplamalar buna göre yapılmalıdır. Açıklanan nedenle hizmet süresinin fazla belirlenmesi hatalıdır.
3-Davacı fazla çalışma ücret alacağı talep etmiştir. Taraf tanık beyanları ispata elverişli olmadığı gibi bunun dışında hesaplamaya esas bilgi ve belgeyle de kanıtlanamayan fazla çalışma ücret alacağı reddedilmelidir.
4-Yargılama sırasında 40.000,00 TL. kıdem tazminatının ödendiği tartışmasızdır. Davacı taraf kıdem tazminatı için istediği faiz talebinden de vazgeçmemiştir. Bu nedenle ödenen 40.000,00 TL. nin fesih tarihinden ödeme tarihine kadarki işleyecek en yüksek banka mevduat faizinin tahsilinin gerektiğine karar verilmelidir.
Ayrıca 40.000,00 TL. lik ödeme için davacı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmelidir.
5-Davacı vekili, dava dilekçesinin izin ücreti talebine ilişkin olarak aynen “yılda 15 gün kullandırılmayan yıllık ücretli izin parası olarak” diyerek talep de bulunmuştur. Bu talebe göre davacının yıllık izin sürelerinden 15 gün kullandırılmadığı sonucu çıkmaktadır. Yıllık ücretli izin talebi buna göre değerlendirilmelidir.
Ayrıca bilirkişi hesabında her yıl için kaç gün izin hak edildiği ve toplam 285 güne nasıl ulaşıldığı denetlenememektedir.
Bu itibarla, denetime elverişli bir rapor alınıp taleple bağlılık, kayden kullanılan izin ve yemin birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480,00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.