MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 28.03.2008 tarihinde çalışmaya başladığını ve 08.10.2012 tarihinde iş akdini feshetmek zorunda kaldığını ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, öncelikle olayda zaman aşımı koşullarının oluştuğunu ve davacının hiçbir alacağının bulunmadığını, denkleştirme esasına göre ... saatleri programını bizzat yaptığını, fazla çalışmalarının ücrete tabi olduğunu, davalının talebi olmaksızın yapılan uzun çalışmalardan davalının sorumlu olamayacağını, davacının devamsızlık yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının üst düzey yönetici olmadığı ve fazla mesai yaptığı, iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla ... yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla ... yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla ... alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla ... olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla ... ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla ... yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla ... alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla ... ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla ... yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla ... ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin ... gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla ... ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla ... yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla ... yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği ... saatleri sebebiyle fazla ... ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının, davalıya ait iş yerinin değişik mağazalarında 18.04.2008-31.12.2009 tarihleri arasında mağaza sorumlusu olarak çalıştığı, 01.01.2010-30.03.2011 tarihleri arasında .... bölge sorumlusu olarak ve 01.04.2011-08.10.2012 tarihleri arasında ise Edirne bölge sorumlusu olarak görev yaptığı anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemece dinlenen tanıkların davacının mağaza sorumlusu olarak çalıştığı dönemde davacı ile birlikte çalışmadıkları, somut görgü ve bilgilerinin bulunmadığı ve davacının bu dönem için fazla mesai yaptığını kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır. Bölge sorumlusu olarak çalıştığı dönem yönünden ise, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının ... düzenini ve kendi mesaisini kendisinin belirlemesi nedeniyle yukarıda yazılı ilke kararı uyarınca fazla mesai ücreti talep edemeyeceği Dairemizin yerleşik uygulaması olup, fazla mesai ücreti talebinin reddi gerekirken mahkemece kabulü hatalıdır.
3-4857 sayılı Yasanın 24/II-e maddesine göre işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, işçi iş sözleşmesini haklı olarak feshetme hakkı kazanır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi, fazla mesai alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedene dayanarak 08.10.2012 tarihinde feshetmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davacının fazla mesai ücretine hak kazanmadığı, dolayısı ile iş akdinin feshinde haksız olduğu anlaşıldığından, kıdem tazminatına yönelik talebin de reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile talebin kabulü isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Kabule göre de; Mahkemece, dava dilekçesinde fazla mesai ücreti olarak istenen ve zamanaşımına uğramayan 10.000 TL’nin ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı def’inin değerlendirilmesi sırasında fazla mesai ücreti hesabına eklenmemesi, hükmedilen kıdem tazminatı alacağına fesih tarihi olan 08.10.2012 yerine 08.02.2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi ve davacı tarafından fazla mesai ücreti için yasal faiz istenmesine karşın talep aşılarak ıslah ile artırılan kısma banka mevduat faizi yürütülmesi de hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy