MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının ... Sendikası üyesi olduğunu ve davalı işyerinde çalışırken iş akdinin 31.12.2009 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, davacının işe iadesi talebi ile ... 3. İş Mahkemesinin 2010/83 Esası ile açılan davanın yargılaması sonucu davacının işe iadesine karar verildiğini ve davalı işverence işe başlatılmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ... 3. İş Mahkemesinin 2010/83 Esas sayılı dosyasında verilen işe iade kararı sonucu davalının davacıyı iş gösterdiğini, ancak davacının gösterilen işi beğenmediğini ve işe başlamadığını, bu sebeple feshin haklı fesih haline geldiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. İşçinin işe başlatılmaması fesih niteliğinde olmakla, işverence gerçekleşen bu feshe bağlı olarak süre yönünden şartları mevcutsa kıdem tazminatı ödenmelidir. Hesaplamalar işe başlatmama yoluyla gerçekleşen fesih tarihindeki ücret ve kıdem tazminatı tavanı gözetilerek yapılmalıdır. Kıdem tazminatı için faiz başlangıcı, işçinin işe başlatılmaması yoluyla gerçekleşen fesih tarihi olmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmaz.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece kıdem tazminatı alacağına davacının işe başlatılmadığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, geçersiz fesih tarihi olan 31.12.2009 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyize konu kararın hüküm fıkrasının 1. bendinin tamamen çıkartılarak yerine;
“10.017,77 TL kıdem tazminatının davacının işe başlatılmama tarihi olan 02.08.2012 tarihinden itibaren bankalarca uygulanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 05.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy