MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı bankada 2004 yılında işe girdiğini iş akdini haklı sebeple 07/02/2014 tarihinde feshettiğini, portföy yönetici olarak çalıştığını, en son net 4.035,93 TL maaş aldığını, fazla mesai yaptığını mesai ücretlerinin ödenmediğini, kıdem tazminatının ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını bedelinin de ödenmediğini, 7 günlük ücret alacağı olduğunu ileri sürerek bu alacakların hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının fesih ihtarı içeriğini kabul etmediklerini, bu ihtarı istifa olarak değerlendirip iş akdine son verdiklerini, performans kriterlerinin prosedür ve yönetmeliklere uygun olduğunu,davacının çalışmasında bir düzelme olmadığını, performans değerlendirme ve izleme süreci tebliğ edilmesine rağmen hiçbir açıklama yapmadan savunma vermeden itiraz ettiğini, hizmet sözleşmesinde fazla mesai alacağının ücrete dahil olduğunu, zamanaşımı itirazları olduğunu, yıllık izin ücreti ile şubat 2014 maaşının fesih ile ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının çalıştığı süre dikkate alındığında işi bırakması olağan sayılamayacağı ve haksız olarak iş akdini feshetmesinin kendisine büyük külfetler getireceğini bilen işçinin iş akdini haksız olarak feshetmesi mümkün görünmediği ve iş akdini haksız olarak feshettiği de davalı tarafından ispatlanamadığı, ayrıca senelik izinlerini kullandığı ya da ücretlerinin ödendiği davalı tarafından ispatlanamadığı, fazla mesai ücretlerinin ödendiği ya da ikame izin verildiği davalı tarafından ispatlanamadığı ve davacının iş akdini feshetmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı süresi içerisinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Fazla çalışma ücretinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 63’üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Yasanın 41 inci maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olup, 63’üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
İşçinin normal çalışma süresinin sözleşmelerle haftalık kırkbeş saatin altında belirlenmesi halinde, işçinin bu süreden fazla, ancak kırkbeş saate kadar olan çalışmaları “fazla sürelerle çalışma” olarak adlandırılır (İş Kanunu, Md. 41/3). Bu şekilde fazla saatlerde çalışma halinde ücret, normal çalışma saat ücretinin yüzde yirmibeş fazlasıdır.
Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 8. maddesinde fazla çalışma ücreti de dahil tüm çalışma ücretlerinin aylık ücrete dahil olduğu belirtilmiştir. Ancak sözleşmede normal çalışma süresinin haftalık kırkbeş saatin altında olduğuna dair hüküm bulunmadığı gibi davalı tarafın buna yönelik bir beyanı ve dosyada buna dair herhangi bir delil bulunmamaktadır.
Hükme esas bilirkişi raporunda davacının haftalık 40 saat esasına göre çalıştığı, sözleşmedeki hüküm nedeniyle yıllık 270 saat haftalık 5,2 saat fazla mesainin ücretin içinde kararlaştırıldığı belirtilerek 45,2 saati aşan haftalık fazla mesai ücreti hesaplanmıştır. Ancak taraflar arasında haftalık 40 saat çalışma kabul edildiğine dair sözleşme veya sözleşmenin eki yönetmelik hükmü bulunmadığı gibi böyle bir hüküm bulunsa bile sözleşmedeki hüküm 40-45 saat arası çalışmayı da kapsar. Bu durumda sözleşmedeki hüküm nedeniyle davacının haftalık 5,2 saati aşan fazla mesai karşılığı ücretin hesaplanması gerekirken hatalı değerlendirme ile 45,2 saati aşan kısmın hesaplanıp hüküm altına alınması isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.04.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.