MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi... İnş. Mak. Tur. Gıd. San. Tic. Ltd.Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 28/10/2006 tarihinden davalı ... İnşaat Şirketi’ne ait işyerinde makine teknikeri olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin feshedildiği 05/08/2011 tarihine kadar 4 yıl 11 ay 7 gün kesintisiz olarak çalıştığını, 6 aylık ücretinin ödenmemesi sebebiyle 05/08/2011 tarihinde iş akdini haklı olarak feshettiğini, en son maaşının 2.025 USD olduğunu iddia ederek; kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, genel tatil, ve prim alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı ... İnşaat Şirketi, davanın reddini talep etmiştir.
Davalılardan... ve Lotus'...K.35 e göre tebligat yapılmış, ancak yazılı ya da sözlü savunmada bulunmamışlardır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı ... İnşaat Şirketi vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece hüküm altına alınan kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, prim ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının sübutuna ve hesaplamasına ilişkin hiçbir gerekçe oluşturulmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin gerekçe olarak yazdıkları Anayasa’ nın ve HMK. nun anladığı anlamda bir gerekçe değildir. İçeriği dahi açıklanmayan bilirkişi raporuna atıf kararın gerekçeli olduğunu göstermez. Gerekçesiz karar yazılması, adil yargılanma hakkının ihlali olup, hatalıdır.
2-Kabule görede davacı, son saat ücretinin 7,50 USD olduğunu belirtmiş, fakat ücretinin 2.025 USD olduğunu iddia etmiştir. Saatlik ücreti 7,50 USD olan işçinin aylık çıplak ücreti 7,50*225 saat= 1.687,50 USD olup bilirkişi hesabında ücretin davacının bu taleplerini aşan şekilde imzasız bordroya dayanılarak 2.025 USD olarak esas alınması hatalıdır. Hesaplamalarda yukarıda belirtilen çıplak ücret net 1.687,50 USD’nin nazara alınması gerekirken 2.025 USD’nin hesaplamalara esas alınması isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.