MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 13/07/2009-15/07/2013 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde teknik personel olarak aylık net 1300,00 TL ücret ve 300,00 TL yemek ücreti ile çalıştığını, iş akdini ... primlerinin gerçek ücreti üzerinden gösterilmemesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile haklı nedenle feshettiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin mazeretsiz olarak işe gelmemesi sebebi ile feshedildiğini, işyerinde yasal çalışma süresini aşan çalışma olmadığını, tüm yıllık izinlerini kullandığını, resmi ve dini bayramlarda çalışma yapılmadığını, taraflar arasında protokol imzalandığını, davanın konusuz kaldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iş akdinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği, kıdem tazminatına hak kazanacağı, fazla çalışma ve bayram çalışması yaptığı, ücretleri ödenmediği, davalı tarafça yıllık izinlerin kullandırıldığı ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Öncelikle HMK’nun 29/2 maddesi taraflara davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun biçimde yapma yükümlülüğü yüklemektedir.
6100 sayılı HMK.'un 31. maddesi uyarınca "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddî veya hukukî açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir". Taraf dilekçesinde vakıadan bahsetmiş, bazı açıklamalarda bulunmuş olabilir. Ancak bu vakıalar, açıklamalar ve bulunulan talepler açık olmayabilir. Hakimin önüne gelen uyuşmazlığı çözmesi ve doğru karar verebilmesi için, tarafların ne dediklerini tam olarak öğrenip bilmesi gerekir. İddia ve savunmanın belirsiz veya çelişkili olması durumunda hâkime verilen bu yetki, hâkim (mahkeme) bakımından aynı zamanda bir ödevdir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde izin ücretine ilişkin olarak “izinlerinin bir kısmını kullandığını” belirterek talepte bulunmuş ancak davacının ne kadar izin kullandığını açıklamamış, mahkemecede bu konuda davacıya açıklama yaptırılmamıştır. Bu itibarla davacının yıllık ücretli izne yönelik muğlak talebinin yargılama sırasında açıklanmaması mahkemece de açıklatılmadan sonuca gidilmesi hatalıdır.
Mahkemece gerekirse davacı isticvap edilerek(HMK.169), davacıya kullandığı izin süreleri sorulup açıklattırılmalı, kullandığı izinler mahsup edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan gerekçeyle hükmün bozulması gerekmiştir
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy