MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla ... ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı Vekili özetle; davalı işyerinde ... ustası olarak 10.09.2008–04.12.2012 tarihleri arası çalıştığını, haklı bir sebep olmadan iş akdine son verildiğini, ... ... Dağıtım A.Ş.’nin asıl işveren, ...’un alt işveren olduğunu, Davacının işçilik alacaklarından birlikte sorumlu olduklarını, Davacının 8,00–24,00 arası dini ve milli bayramlar dahil çalıştığını, son aylığının 1.400 TL. olduğunu iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla ... ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalıların Cevabının Özeti:
... ... Dağıtım A.Ş.özetle; davanın zamanaşımı ve husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili firma arasında her hangi bir iş sözleşmesi bulunmadığını, yüklenici firmalar ile müvekkili şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, diğer davalı ile akdedilen hizmet alım sözleşmeleri gereği üstlenilen işle ilgili tüm sorumlulukların yüklenici firmaya ait olduğunu, davanın yüklenici firmalara ihbarı gerektiğini, belirli süreli iş sözleşmelerinin sona ermesi ile ihbar ve kıdem tazminatı hakkı doğmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
... Vekili özetle; diğer davalı ile yapılan sözleşme gereği yükümlülüklerin yerine getirildiğini, işte çalıştırılacak teknik eleman ve personelin seçimini diğer davalının yaptığını, sözleşmenin bitimi ile davacının iş akdinin sona erdiğini, davacının diğer davalı bünyesinde başka taşeron firmada çalışmaya devam ettiğini bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatı hakkı doğmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Mahkemece hüküm altına alınan alacaklardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına rağmen, birden fazla davalı olduğu halde, hangi davalının sorumlu olduğu açıklanmadan, infazda tereddüde yol açacak şekilde “…davalıdan..” denilerek hüküm kurulması HMK. nun 297/2. maddesine aykırı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Sonuç:
Hüküm fıkrasının tüm bentlerindeki “…davalıdan..” sözcüklerinin silinerek, yerlerine ayrı ayrı “…davalılardan müştereken ve müteselsilen..” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.