MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının 04/01/2014 tarihinde belirli süreli iş sözleşmesi ile davalı işyerinde işyeri hekimi sıfatıyla çalıştığını, iş akdinin 20/03/2014 tarihinde feshedildiğini, 2 ay 20 gün çalışmasına rağmen yalnızca 2.000 TL ödendiğini, 21.680 TL ücret alacağının ödenmediğini, bu alacağın hak ediş tarihinden itibaren işleyecek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket cevap dilekçesi vermemiş, duruşmada, davacının ücretinin 2.000 TL olduğunu, bu rakam üzerinden ücretin bankaya yatırıldığını, iş sözleşmesinde işe başlama tarihinin yazıldığını, diğer rakamların değiştirildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı işe giriş tarihini dava dilekçesinde 04/01/2014 olarak beyan etmesine rağmen, dosyada mübrez bilirkişi raporunda, hizmet süresinin başlangıcı 01/01/2014 tarihi kabul edilerek talep aşılmış ve davacının talep ettiği ücret alacağı 2 ay 20 gün üzerinden hesaplanmıştır.
Dava dilekçesinde davacı işe giriş tarihini 04/01/2014 olarak beyan ettiğinden, davacının talebi aşılmadan, 04/01/2014- 20/03/2014 tarihleri arası için dava konusu alacağın hesaplanması gerekmektedir.
3-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy