MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile ücret, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27/09/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 04.08.2008 tarihinden 03.09.2013 tarihine kadar teknik destek uzmanı olarak çalıştığını, aylık maaşının 2.000 TL olduğunu, Temmuz ve Ağustos 2013 maaşlarının hala ödenmediğini, müvekkilinin maaşlarının ödenmemesi sebebiyle istifa ettiğini ileri sürerek; kıdem tazminatı ile ücret, fazla çalışma, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 03.04.2010 ile 31.08.2013 tarihleri arasında teknik destek sekreteri olarak 773,01 TL net ücretle, haftanın 5 günü sabah 09.00-18.00 arasında. Cumartesi günleri ise 09.00-13.00 saatleri arasında çalıştığını, her gün 1 saat öğle tatili olduğunu, işyerinde bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını, yıllık izinlerin tam olarak kullandırıldığını, davacının evlenmesiyle birlikte işe geç kalmaya başladığını ya da işten erken saatlerde ayrıldığını, davalının ise başta bu duruma hoşgörü ile yaklaştığını, davacı işçi bu hoşgörüyü istismar ederek 26.08.2013-29.08.2013 tarihleri arasında işe gelmediğini, konuyla ilgili bilgi de vermediğini, davalının çalışanlar vasıtasıyla davacıyı aratarak durumu öğrenmek istediğini, davacı işçinin gelmediği günler için tutanak düzenlendiğini ve 02.09.2013 tarihinde de ihtar çekilerek iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacı işçinin 03.09.2013 tarihli ihtarname ile raporlu olduğunu beyan etmesine rağmen bu bildirimin geç yapılan bir bildirim olduğunu ve dürüstlük kurallarıyla bağdaşmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve işçilik alacaklarının ödenmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Mahkemece, davacının 22.09.2008-03.09.2013 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığı kabulü ile alacaklar hüküm altına alınmıştır.
SGK kayıtlarından, davacının 22.09.2008-31.03.2010 tarihleri arasında dava dışı ...... unvanlı işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirket ile dava dışı .....arasındaki hukuki ilişki araştırılmaksızın (işyeri veya iş sözleşmesi devri—alt/asıl işveren ilişkisi—organik bağ--birlikte istihdam vb) tüm hizmet süresinden davalı şirketin sorumlu tutulması hatalıdır.
3-Davacı 2013 yılı Temmuz ve Ağustos aylarına ait ücretlerinin bir kısmının ödenmediğini iddia etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ispat yükünün davalı işveren üzerinde olduğu belirtilerek dosya kapsamında banka kayıtları bulunmadığı ve davalı işverence herhangi bir belge de ibraz edilmediği ifade edilerek hesaplama yapılmıştır.
Davalı vekilince süresinde bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ve itiraz dilekçesinde davacının ücret alacağı bulunmadığı savunularak, banka isim ve şubesi ile hesap numarası belirtilerek 2010 yılı ile 31.08.2013 tarihleri arasındaki hesap dökümlerinin getirtilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece davalının itirazının dikkate alınmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır.
Banka hesap dökümlerinin getirtilerek davacının ücret alacağı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
4-Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK.nun 297. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy