MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 06/12/2004-14/01/2013 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde çalıştığını, sigortasının önce birinci sıradaki şirketten sonra ikinci sıradaki şirketten ödendiğini, her iki şirketin ortaklarının ve adreslerinin aynı olduğunu, dolayısıyla davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, davacının son ücretinin aylık net 1.200,00 TL. olduğunu ayrıca yol ve yemek yardımı aldığını, sebepsiz olarak işten çıkarıldığını iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının işten çıkarılacağının 19/11/2011 tarihinde kendisine bildirildiğini ve ihbar süresinin başlatıldığını, yıllık izinlerinin de kullandırıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, yasal süresi içinde davalılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalılar arasında organik bağ bulunduğu, dolayısıyla davalıların hüküm altına alınan işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla, hüküm altına alınan hak ve alacakların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmesi gerekirken, hükümde, infazda tereddüte yol açacak şekilde hangi davalı olduğu açıklanmadan sadece “davalıdan” denilerek hüküm kurulması, aynı şekilde ret vekalet ücretinin hangi davalı lehine hüküm altına alındığı açıklanmadan “ ...davalıya verilmesine..” denilerek hüküm oluşturulması hatalı olup, bozma sebebi ise de; bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) SONUÇ:
Hüküm fıkrasının, 1, 3, 4 ve 5. paragraflarında yer alan, “...davalıdan..” sözcüklerinin çıkarılarak yerlerine ayrı ayrı “...davalılardan müştereken ve müteselsilen..” sözcüklerinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 6. paragrafında yer alan, “...davalıya..” sözcüğünün çıkarılarak yerine “ ...davalılara..” sözcüğünün yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 09/04/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.