MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 22/11/2002-12/06/2008 tarihleri arasında davalı belediyeden ihale alan diğer davalı şirketlerin işverenliğinde hizmet akdi ile çalıştığını, işyeri ile ilgisi olmayan bir olay nedeni ile tutuklandığı için işten çıkarılmasının haksızlık olduğunu iddia ederek, kıdem tazminatı alacağının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davacı ile aralarında hizmet akdi olmadığını ve davacının diğer davalı şirketlerin çalışanı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirketler vekili, davacının müvekkili şirketlerde işçi olarak farklı tarihlerde çalıştığını, bu çalışmalarının birbirinden bağımsız olduğunu, 5,6 ve 7 Mayıs 2008 tarihlerinde sebepsiz olarak işyerine gelmediği için haklı olarak işten çıkarıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, yasal süresi içinde davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalılar arasında organik bağ bulunduğu, dolayısıyla davalıların hüküm altına alınan işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla, hüküm altına alınan hak ve alacakların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmesi gerekirken, hükümde, infazda tereddüte yol açacak şekilde hangi davalı olduğu açıklanmadan sadece “davalıdan” denilerek hüküm kurulması HMK.nın 297/2. maddesine aykırı olup bozma sebebi ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının, 1, 2, 3 ve 4. paragraflarında yer alan, “...davalıdan..” sözcüklerinin çıkarılarak yerlerine ayrı ayrı “...davalılardan müştereken ve müteselsilen..” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 09/04/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy