MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 19.05.2004 tarihinde estetisyen olarak işe başladığını fakat sigorta girişinin 13.08.2004 tarihinde yapıldığını, en son aylık net ücretinin 1.000 TL olduğunu ve aylık 180 TL yemek ücretinin ticket olarak verildiğini, hafta içi 11.00-21.00 ve Cumartesi günleri 11.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, gebelik döneminde de çalışma saatlerinin değişmediğini, doğumdan sonra ise süt iznini kullandığından hafta içi 11.00-19.30 ve Cumartesi günleri 11.00-15.30 saatleri arasında çalıştığını, ulusal bayram genel tatil günlerinde de tatil yapmayarak çalıştığını fakat karşılığının ödenmediğini, tüm bu hususları davalıya şifahi olarak defalarca bildirmesine rağmen ödemelerin yapılmadığını ve bu nedenle ... 20. Noterliği’nin 11.07.2012 tarih ve 13915 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödemeler için 3 gün süre verdiğini, bu süre içinde çalışmaya devam ettiğini fakat ödemelerin yapılmaması üzerine ... 2. Noterliğinin 18.07.2012 tarih ve 09679 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, 2012 yılı Temmuz ayına ait 17 günlük yemek parası ile asgari geçim indiriminin ödenmediğini, kullanılmamış 13 günlük yıllık izninin bulunduğunu iddia ederek, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, yemek ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları için zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmediğini, kendi isteği ile işten ayrıldığını ve fesih hakkını yasaya aykırı olarak kullandığını, davacının ücret alacakları için gönderdiği ihtarname de müvekkiline 20 günlük ödeme öneli verilmesi gerekirken yasaya aykırı olarak 3 gün süre verildiğini ve bu arada davacının işyerinde çalışmaya devam ettiğini, davacının göndermiş olduğu ihtarnameye cevabi ihtarname ile de itiraz ettiklerini ve yasal durumu hatırlattıklarını, davacının haftalık yasal çalışma süresinden fazla çalışmadığını, işi gereği fazla çalıştığı günler olduğunda ise uygun zaman içinde işe geç gelmek yahut işten erken ayrılmak suretiyle fazla çalışmasının denkleştirme suretiyle giderildiğini, personele yemek ticketi verildiğini ve yemeklerin işyeri dışında yenildiğini, davacının en az 90 dakika ara dinlenmesi yaptığını, davacının ücret bordrolarının imzalı olduğunu ve davacı fazla çalışma yapmış olsaydı bu durumun mutlaka bordrosunda belirtilmiş olacağını, son ücretinin brüt 1.396,85 TL olduğunu, temmuz ayına ilişkin 102,00 TL yemek ücreti ile 44,00 TL asgari geçim indirimi ve 13 günlük izin ücreti alacağının doğru olduğunu ancak bunlar dışındaki taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücretin hesabında varsa prim ödemesinin de dikkate alınacağı 1475 sayılı Kanunun 14. maddesinin açık hükmü olup, mahkemece prim usulü çalıştığını ispatlayan davacının kıdem tazminatı belirlenirken primlerini göz ardı eden rapora itibar edilmesi yerinde değildir. Davacının son bir yıl içerisinde hak kazandığı primler toplamı belirlenip ortalaması bulunarak giydirilmiş ücretin hesabında dikkate alınmalıdır.
3-Davacı fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları bakımından davalıyı 17.07.2012 tarihi itibariyle temerrüde düşürmüş olup, bu alacakların tamamına talepte gözetilerek temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde faiz yürütülmesi hatalıdır.
4-Davacı dava dilekçesinde de açıkça belirttiği üzere, doğum sonrasında hafta içi 11.00-19.30 saatleri arası, cumartesi günleri ise 11.00-15.30 saatleri arasında çalışmış olup, ara dinlenmesi de gözetildiğinde doğum sonrası haftalık çalışması 45 saatin altındadır.
Bu itibarla davacının doğum sonrası çalışması için de fazla mesai hesabı yapılması isabetsiz olup, bu dönem fazla mesai hesabından dışlanmalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 30/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.