MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatları tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 20/01/2000 tarihinden 31/12/2013 tarihine kadar davalı şirkette çalıştığını, davalı işveren tarafından işçi çıkartmaya yönelik karar sonucunda müvekkili ile anlaşmaya varıldığını, ikale sözleşmesi yoluyla müvekkilinin iş akdinin sonlandırıldığını, müvekkilin son aldığı brüt ücretinin 3.891,00TL olduğunu, düzenli olarak prim, ikramiye, yılbaşı çeki, bayram kolisi ve bordrolarda gözüken diğer tutarlarında müvekkiline ödendiğini, normal mesai saatleri dışında çok daha fazla çalıştığını, çalışmasının karşılığının ödenmediğini, davacının çalıştığı dönemlerde 08:00-21:00/22:00 aralığında çalıştığını, mağaza kapanışları sonrasında da ortalama 1 saat daha mağaza kapanış işlemleri nedeniyle mağazada kalmak durumunda olduğunu, çalışma saatlerinin günde 13-14 saati bulduğunu, iş akdi fesih sürecinde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, ikale sözleşmesi md. 2/c maddesinde ''iş sözleşmesinin karşılıklı sona erdirilmesi nedeniyle diğer bütün tazminatlar ve fazla mesai karşılığı olarak 6 aylık ücret tutarında toplam brüt 23.346,00 TL ödeme yapacaktır'' şeklinde bir madde konulduğunu ancak işten çıkış bordrosunda bu tutarın iş gücü tazminatı olarak müvekkiline ödendiğini, davacının resmi-dini bayramlarında tamamında çalıştığını ileri sürerek, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı ile aralarında geçerli bir ikale sözleşmesinin bulunduğunu, ikale sözleşmesi gereğince işçi alacaklarının ve iş gücü tazminatlarının ödenmesinin zorunlu olmadığını, davacıya kıdem, ihbar ve diğer tazminatlarının karşılığının ödendiğini, davacının işçilik alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığını, haftalık 45 saatlik çalışma süresinin aşılmadığını, günde bir saat öğle tatili ve ikişer defa 30'ar dakikalık mola verildiğini, davacının fazla çalışma yaptığını kabul etmemekle birlikte taraflar arasında imzalanan iş sözleşmenin fazla çalışmaya ilişkin hükmünde 270 saatlik fazla çalışma ücretinin davacının aylık ücretinin içinde yer aldığını, davacının banka hesabına yatırılan maaş ve tüm alacaklarının ihtirazı kayıt koymadan kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosyaya sunulan ikale sözleşmesine göre davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer bütün tazminatlar ve fazla mesai karşılığı 6 aylık ücret tutarında ödeme yapıldığı, Aralık 2013 bordrosu ve ibraname 2-c maddesinde belirtilen 6 aylık ücret tutarının ise iş güvencesi tazminatı olarak tahakkuk ettirildiğinin bildirildiği, bu durumda kıdem, ihbar tazminatı dışındaki ödemenin fazla mesai ve dini bayram çalışması karşılığı yapılan ödemeler olarak kabulü ile, bilirkişi raporunda tespit edilen fazla mesai alacağından bu ödemenin mahsubu gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Tarafların ikale sözleşmesinde ihbar ve kıdem tazminatı ile iş güvencesi tazminatı hatta boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklardan bazılarını ya da tamamını kararlaştırmaları da mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacıya ikale sırasında brüt 23.346,00 TL ödendiği kabul edilerek hesaplanan fazla mesai ücretinden belirtilen tutarın mahsubu ile bakiye miktardan %30 oranında takdiri indirim yapılarak, sonuç olarak brüt 32.982,58 TL fazla mesai ücretine hükmedilmiş ise de, Mahkemenin bu kabulü hatalıdır.
Dosyada mevcut 26.12.2013 tarihli ikale sözleşmesinde, “diğer bütün tazminatlar ve fazla mesai karşılığı” olarak belirtilen brüt 23.346,00 TL’lik tutarın tamamının 2013/Aralık ayı ücret bordrosu ile uyumlu 05.02.2014 tarihli ibranamede “iş gücü tazminatı” adıyla tahakkuk ettirilip ödendiği görülmüştür. Taraflar arasındaki iş akdinin ikale sözleşmesi ile sonlandırıldığı gözetildiğinde brüt 23.346,00 TL’nin makul yarar kapsamında iş güvencesi tazminatı olarak davacıya ödendiği anlaşılmıştır. Söz konusu ödemenin fazla mesailer karşılığı olarak yapıldığı davalı işverence kanıtlanmamıştır. Bu nedenle, hesaplanan fazla mesai ücretinden brüt 23.346,00 TL’nin mahsup edilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.