MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 29/12/1999 tarihinden 31/12/2013 tarihine kadar davalı şirkette çalıştığını, son olarak davalı şirketin ... Mağazasında gıda sektör şefi olarak çalıştığını, davalı şirket tarafından genel olarak alınan işçi çıkartmaya yönelik karar sonucunda müvekkili ile anlaşmaya varıldığını ve ikale sözleşmesi yoluyla müvekkilinin iş akdinin sonlandırıldığını, müvekkilinin son aldığı brüt ücretin 3.952,80 TL.olduğunu, müvekkili iş akdinin feshedildiği tarihe kadar aralıksız çalıştığını, bu çalışma süresi içinde normal mesai saatleri dışında çok daha fazla çalıştırıldığını ve birçok defa bu çalışmasının karşılığını sözlü olarak talep etmesine rağmen hiç bir netice almadığını, müvekkilinin Haziran 2012- Aralık 2013 ... gıda sektör şefi, Şubat 2011 -Mayıs 2012 ... gıda sektör şefi, Mayıs 2009- Ocak 2011 ... gıda sektör şefi, Nisan 2009- ... taze gıda resyon şefi olduğunu, müvekkilinin çalıştığı dönemlerde ve mağazalarda 08:00- 21:00/22:00 aralığında çalıştığını ve mağaza kapanışı sonrasında da ortalama 1 saat daha mağaza kapanış işlemleri nedeniyle mağaza kalmak durumunda kaldığını, müvekkilinin dayanılmaz derecede devam eden tüm bu iş yükü altında gece gündüz, mesai kavramı olmadan günde 13/14 saat aralığında çalıştığını, müvekkilinin envanter sayımlarında, mal kabul ve fiyat revizyonu günlerinde ayrıca daha fazla mesai yaptığı olduğunu, müvekkilinin resmi ve dini bayramlarda da çalışmak zorunda kaldığını ileri sürerek, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, işçilik alacaklarının 5 yıllık zaman aşımına tabii olduğunu, zamanaşımı definde bulunduklarını, taraflar arasında geçerli bir ikale sözleşmesi bulunduğunu, davacının tüm ücret ve tazminatlarının ödendiğini, iş sözleşmesinin ikale ile sona erdiği durumlarda işçilik alacaklarının ve iş gücü tazminatının ödenmesi zorunlu olmayıp müvekkilinin iyi niyetli yaklaşımıyla davacının yararını gözeterek ikale sözleşmesi ile davacıya tüm kıdem ihbar ve diğer tazminatlarının karşılıklarını ödediğini, davacının çalışma süresi ve ücretinin resmi kayıtlarda gösterildiği gibi olduğunu, 270 saatlik fazla çalışma mesai ücretinin içerisinde olduğunu, davacının müvekkili şirket nezdinde bakiye herhangi bir fazla çalışma alacağı bulunmadığını, haftalık 45 saatlik çalışma süresinin aşılmadığını, resmi ve dini bayramlarda çalışılması halinde gerekli ücretlerin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosyaya sunulan ikale sözleşmesine göre davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer bütün tazminatlar ve fazla mesai karşılığı 6 aylık ücret tutarında ödeme yapıldığı, Aralık 2013 bordrosu ve ibraname 2-c maddesinde belirtilen 6 aylık ücret tutarının ise iş güvencesi tazminatı olarak tahakkuk ettirildiğinin bildirildiği, bu durumda kıdem, ihbar tazminatı dışındaki ödemenin fazla mesai ve dini bayram çalışması karşılığı yapılan ödemeler olarak kabulü ile, bilirkişi raporunda tespit edilen fazla mesai alacağından bu ödemenin mahsubu gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Tarafların ikale sözleşmesinde ihbar ve kıdem tazminatı ile iş güvencesi tazminatı hatta boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklardan bazılarını ya da tamamını kararlaştırmaları da mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacıya ikale sırasında brüt 23.717,00 TL ödendiği kabul edilerek hesaplanan fazla mesai ücretinden belirtilen tutarın mahsubu ile bakiye miktardan %30 oranında takdiri indirim yapılarak, sonuç olarak brüt 27.900,97 TL fazla mesai ücretine hükmedilmiş ise de, Mahkemenin bu kabulü hatalıdır.
Dosyada mevcut 26.12.2013 tarihli ikale sözleşmesinde, “diğer bütün tazminatlar ve fazla mesai karşılığı” olarak belirtilen brüt 23.717,00 TL’lik tutarın tamamının 2013/Aralık ayı ücret bordrosu ile uyumlu ibranamede “iş gücü tazminatı” adıyla tahakkuk ettirilip ödendiği görülmüştür. Taraflar arasındaki iş akdinin ikale sözleşmesi ile sonlandırıldığı gözetildiğinde brüt 23.717,00 TL’nin makul yarar kapsamında iş güvencesi tazminatı olarak davacıya ödendiği anlaşılmıştır. Söz konusu ödemenin fazla mesailer karşılığı olarak yapıldığı davalı işverence kanıtlanmamıştır. Bu nedenle, hesaplanan fazla mesai ücretinden brüt 23.717,00 TL’nin mahsup edilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy