MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ve davalı site nezdinde 01/08/2008-22/10/2012 tarihleri arasında önce güvenlik görevlisi daha sonra güvenlik şefi olarak en son net 1.348,00 TL aylık ücretle çalıştığını, işyerinde bir başka çalışanın müvekkiline saldırıp, müvekkilini darp ettiğini, yaşanan bu olayda müvekkilinin kusur ve hatası bulunmadığı halde davalı işverenler tarafından müvekkilinin iş akdinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, müvekkilinin haftanın 6 günü gece 19.00 ila sabah 07.00 saatleri arasında tüm dini ve milli bayramlar ile resmi tatiller dahil olmak üzere çalıştığını ancak bu çalışmaların karşılığının davalı işverenler tarafından ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, müvekkili site yönetiminin tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, müvekkili sitenin davalı şirket ile başlangıç tarihi 01/02/2009 olan ve her yıl ücret hariç aynı şartlarla yenilenen “Güvenlik Hizmet Sözleşmesi” başlığını taşıyan davalı sitenin kullanım alanlarının güvenliğini sağlama amacı ile hizmet satın aldığını, davacının işverenin müvekkili site olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Güvenlik Koruma Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. vekili, davacıya asgari ücret üzerinden ödeme yapıldığını, davacının iş sözleşmesinin İş Kanunu'nun 25/2-d maddesi uyarınca, ... 38. Noterliği'nin 27679 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak ve davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle, ulusal bayram ve genel tatil alacak talebinin reddine, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai alacak talebinin ise kabulüne karar verilmek suretiyle dava kısmen kabul edilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İş hukukunda çalışma olgusunu, bu kapsamda fazla mesai yaptığını iddia eden işçi, karşılığı ücretin ödendiğini de işveren kanıtlamalıdır.
Fazla çalışma her türlü delille kanıtlanabilir. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının belirtikleri dönemle sınırlandırılması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta hükme esas bilirkişi raporunda bordrolarda tahakkuk bulunmayan 01/02/2008 ila 01/04/2010 tarihleri arasındaki dönem için davacı tanık beyanı esas alınarak hesaplama yapıldığı beyan edilmiştir. Ancak beyanı fazla çalışma hesabına dayanak yapılan tek tanık olan davacı tanığı ..., davalı işyerinde 2012 Mayıs ve Aralık ayları arasında çalıştığını beyan etmiş olup, hesaplamaya konu dönemde davacıyla birlikte çalışması bulunmamaktadır. Bu durumda ispat yükü kendisinde olan davacının, fazla çalışma olgusunu ispat ettiğinden söz edilemeyeceğinden, davacının fazla çalışma alacak talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
3- Hüküm altına alınan tazminat ve alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesi HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olup, bu durumun infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 30/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy