MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile izin ücreti, fazla mesai ücreti, yurtdışında çalışma harcırah primi, performans primi ve maaş alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin ... -.... San ve Tic. A.Ş.'de çalıştığını, daha sonra şirketin davalı işverenlik ile birleşmesi sonucunda çalışmasına devam ettiğini, son olarak süreç yöneticisi olarak çalıştığını, davalı işverenliğin işbirliği yaptığı ... şirketi ile yürüttüğü operasyonlar sebebiyle sık sık...'ya gittiğini bu nedenle davalı işveren ve ... şirketinin davacının ...'da devam etmesine karar verdiklerini, ancak .... şirketinin davacının önceki çalışması nedeniyle kazandığı işçilik alacaklarını devralmak istememesi sebebiyle davalı şirketten ödenmemiş ve eksik ödenen haklarını talep ettiğini, davalı işverenliğin bunu kabul etmediğini ve istifa mektubunu imzalatmaya çalıştığını ileri sürerek, yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yurtdışında çalışma harcırah primi, maaş, performans primi alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 25/05/2008 tarihinde... San. ve Tic. A.Ş.'de çalışmaya başladığını, 01/01/2012 tarihinde ... ile davalı işverenlik arasında imzalanan devir protokolü gereğince davacının iş akdinin hak ve alacakları ile davalı işverenliğe devrolduğunu ve süreç yöneticisi olarak global projelere destek verdiğini, bu kapsamda....'ya da destek vermeye başladığını, sonrasında bu şirketin ... ofisinde çalışmak üzere davalı işverenlikten istifa ederek ayrılmak istediğini, 31/10/2012 tarihinde istifa ettiğini, tüm işçilik hak ve alacaklarının eksiksiz ödendiğini ve ibraname imzaladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Türk Hukukunda ibra sözleşmesi 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olup, kabul edilen Yasanın 132 inci maddesinde “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir” şeklinde kurala yer verilmiştir.
İş ilişkisinde borcun ibra yoluyla sona ermesi ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 420 inci maddesinde öngörülmüştür. Sözü edilen hükme göre, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 420 inci maddesinde, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde yapılan ibra sözleşmelerine geçerlilik tanınmayacağı bildirilmiştir. Aynı maddede, alacağın bir kısmının ödenmesi şartına bağlı ibra sözleşmelerinin (ivazlı ibra), ancak ödemenin banka kanalıyla yapılmış olması halinde geçerli olacağı öngörülmüştür. 4857 sayılı İş Kanununun 19 uncu maddesinde, feshe itiraz bakımından bir aylık hak düşürücü süre öngörülmüş olmakla, feshi izleyen bir ay içinde işçinin işe iade davası açma hakkı bulunmaktadır. Bu noktada feshi izleyen bir aylık süre, işçinin eski işine dönüp dönmeyeceğinin tespiti bakımından önemlidir. O halde feshi izleyen bir aylık sürede işverenin olası baskılarını azaltmak, iş güvencesinin sağlanması için de gereklidir. Geçerli ve haklı neden iddialarına dayanan fesihlerde dahi ibraname düzenlenmesi için feshi izleyen bir aylık sürenin beklenmesi gerekir. Bir aylık bekleme süresi kısmi ibra açısından işçinin bir kısım işçilik alacaklarının ödenmesinin bir ay süreyle gecikmesi anlamına gelse de temelde işçi yararına bir durumdur. Hemen belirtelim ki bir aylık bekleme süresi ibra sözleşmelerinin düzenlenme zamanı ile ilgili olup ifayı ilgilendiren bir durum değildir. Başka bir anlatımla işçinin fesih ile muaccel hale gelen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücreti gibi haklarının ödeme tarihi bir ay süreyle ertelenmiş değildir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun değinilen maddesinde, işverence yapılacak olan ödemelerin banka yoluyla yapılması zorunluluğunun getirilmesi, ibranamenin geçerliliği noktasında sonuca etkilidir. Ancak banka dışı yollarla yapılan ödemelerde de borç ibra yerine tamamen veya kısmen ifa yoluyla sona ermiş olur.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından imzalanan ibranamede yıllık ücretli izin karşılığı olarak brüt 3.517,67 TL. net 2.559,53 TL. ödendiğinin belirtilmesine ve davacı vekilinin 29.04.2013 tarihli cevaba cevap dilekçesinde ibranamenin makbuz hükmünde olduğu ve görünen rakamlar dahilinde alacağın değerlendirilmesi gerektiğinin beyan edilmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ibranamede belirtilen miktarın kullanılmayan izin günlerinden hangilerine dair olduğunun anlaşılmaması gerekçesiyle davacının yıllık izin ücreti hesaplanırken bu miktarın mahsubunun yapılmaması hatalı olup, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy