MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 16.01.2003 tarihinden itibaren davalıya ait beton santralinde aylık net 2.200 TL ücret ile mikser operatörü olarak çalışmaya başladığını ve davalı tarafından işten çıkarıldığı 01.06.2013 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, çalışma süresi içinde kayıtlarda çıkış ve girişler yapıldığını, sigorta primlerinin farklı işyeri numaralarında yatırıldığını ancak davacının davalı işyerindeki fiili çalışmasının aralıksız ve kesintisiz olduğunu, davalı şirketin davacının kullandığı miksere fazla beton yüklemesi nedeniyle davacının kullandığı mikserin makaslarının kırıldığını, davalı şirketin meydana gelen bu zararı davacıya yüklemeye çalıştığını, bunun için 2013 Nisan aylığından 100-TL kesinti yaptığını, bu uygulamayı pekiştirmek için de düzenlemiş olduğu tutanağı davacıya imzalatmak istediğini, davacı aleyhine olan bu tutanağı imzalamayacağını belirtince çıkışının verildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile ücret, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının mikser şoförü olarak 15.11.2003 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, davalı işyerinde ticaret sicili de yayınlanan ortaklar kurulu karan çerçevesinde hazır beton üretim faaliyeti işine son verilerek sadece pazarlama ve satış işi ile iştigal etme karan alındığı ve bu karar akabinde içlerinde davacının da bulunduğu personelin hak ettiği tazminatın kendilerine ödenerek iş akdinin 29.02.2008 tarihinde sona erdirildiğini, dava dışı ...Ltd.Şti. adındaki firmaya tüm beton santral işi, şubeleri ile birlikte satıldığından bu şirket ile hiçbir ortaklığı, fiili beraberliği bulunmadığını, davalı şirketin beton üretim faaliyetine tekrar başlaması ile müracaatta bulunan davacının davalı işyerinde 05.12.2008 tarihinde yeniden işe girdiğini, davalı şirketin çalışanların ücretlerini bankaya yatırdığını, davacının aldığı en son net maaşın 1.131,61 TL olduğunu, davacının fazla yükten makasın kırıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacıya imzalatılmak istenen tutanağın işyerinde olağan bir uygulama olduğunu, tutanakların amacının personeli ve işi takip edebilmek olduğunu, davacının tutanağı imzalamayarak haklı nedenle fesih sebebi gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosyaya sunulan belgelerden 28/05/2013 tarihinde davacının kullandığı aracın makasının kırılması sonrası savunmasının istendiği ve savunma vermekten imtina ettiğinin tutanağa bağlandığı, 29,30 ve 31/05/2013 tarihlerinde davacının iş yerinde bekleyip işe çıkmadığının tutanakla tespit edildiği, davacının imzasının bulunmadığı, dosyaya davacının istifa ettiğine dair her hangi bir yazılı belge sunulmadığı, bilahare 3-4 ve 05/06/2013 tarihlerinde davacının işe gelmediğinden bahisle tutanak tutularak ihtarname ile davacıya bildirimde bulunulmuş ise de tutanakların tutulduğu ve devamsızlık yapıldığı iddia edilen 01/06/2013 tarihinde davacının iş yerinde bulunduğu, davalı tarafça tutulan tutanaklardan tanık beyanlarından anlaşılmış olmakla iş akdinin feshinden sonra tutulan devamsızlık tutanaklarının geçerli olmayacağı, davacının kullandığı aracın makasının zarar görmesi neticesinde işverenin davacıdan zarar tahsili yoluna gittiği, zararın ödenmesinin davacı tarafça kabul edilmemesi üzerine iş akdinin davalı işverenlikçe feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı işçi, aylık ücretinin net 2.200 TL olduğunu iddia etmiş, davacı tanıkları davacının iddiasını doğrulamışlar, Mahkemece davacının ücreti aylık net 2.200 TL olarak kabul edilmiştir. Yapılan emsal ücret araştırmasında ise, davacının fesih tarihi itibariyle aylık net 1.787,46 TL/brüt 2.397,60 TL ücret alabileceği bildirilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler, davacının meslekte geçirdiği süre ve fiilen yaptığı iş ile emsal ücret dikkate alındığında, davacının ücretinin aylık net 1.787,46 TL olarak belirlenmesinin dosya kapsamına uygun düşeceği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının ücretinin aylık net 1.787,46 TL olduğu kabul edilerek işçilik alacaklarının buna göre hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, ücretin yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
3-İşçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemler avans niteliğinde sayılmalıdır. İşçinin iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, işyeri ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilmelidir. Dairemizin Kararlılık kazanmış olan uygulaması bu doğrultudadır (Yargıtay 9.HD. 2008/18826 E, 2008/14859 K).
Somut uyuşmazlıkta, iş akdi devam ederken davalı tarafından davacı işçiye 01.07.2008 tarihinde 2.805,37 TL kıdem tazminatı ödenmiştir. Yapılan ödemenin kıdem tazminatı hesabında yasal faiziyle mahsup edilmesi gerekirken, faizsiz olarak mahsup edilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.