MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, prim, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili,davacının davalı şirkette 15/02/2010 ile 02/01/2013 tarihleri arasında çalıştığını, sigorta primlerinin eksik yatırılmasını öğrendiğinde iş akdini feshettiğini iddia ederek, kıdem tazminatı, fazla çalışma, prim ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirket eski genel müdürünün yanında çalışabilmek için işten ayrıldığını, davacı ve eski bir takım çalışanların usulsüz işlemler yaptıklarını, eksik ödendiği anlaşılan sigorta primlerinin kendilerince bildirimde bulunulduğunu, davacının haklı nedenle iş akdini feshetmesine olanak bulunmaması halinde kıdem tazminatı talebinin yerinde olmadığını, davalı şirketin davacıdan fazla çalışma talep etmediğini, prim alacağı bulunmadığını, davacının yükümlü bulunduğu ihbar tazminatı da mahsup edildiğinde davacının müvekkili şirkete borçlu kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının SGK primlerinin davacı tarafca yapılan fesihten önceki ayda aldığını iddia ettiği ücretten daha fazla gösterildiğinden davacının primlerinin eksik yatırıldığı gerekçesiyle iş akdini haklı nedenle feshettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının fesih tarihinden 20 gün sonra daha yüksek ücretli başka bir işyerinde çalıştığı da dikkate alındığında davacının tazminat alabilmek amacıyla haklı neden oluşturmak için iddia da bulunduğu, iş akdini haklı neden olmaksızın davacı feshettiğinden kıdem tazminatının reddine,fazla çalışma ücreti ve prim alacağı ispat edilemediğinden bu taleplerinde reddine ancak yıllık izin alacağının ödendiği veya kullandırıldığı davalı tarafça ispat edilemediğinden bu talebin kabulüne karar verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- -Taraflar arasında davacı işçinin kıdem tazminatı hak kazanacak şekilde iş akdini sona erdirip erdirmediği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik bildirilmesi işçinin sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren bir durum olsa da Dairemizin 1475 sayılı Yasa döneminde istikrar kazanmış olan görüşü 4857 sayılı İş Kanunu döneminde de devam etmekte olup, sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih imkanı vardır. (Yargıtay 9. HD. 18.1.2010 gün,2009/24286 E,2010/74 K.)
Davacının sigorta primlerinin eksik ödenmesi işçiye 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/2 (e) maddesi uyarınca haklı fesih imkanı vermektedir.
Somut uyuşmazlıkta,davacı işçi 02.01.2013 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile iş akdini sigorta primlerinin eksik yatırılması sebebiyle feshettiğini bildirmiştir. Davalı ise davacının başka bir firmada çalışmak için işten çıktığını, sigorta primlerinin eksik yatırıldığını ancak bunu farkettiklerinde SGK’ya bildirim yaptıklarını, bu usulsüz uygulamalara 2012 yılının Haziran ayından itibaren son verdiklerini savunmuştur.
Mahkeme ise davacının iş aktini feshettiği 02.01.2013 tarihi öncesinde SGK primlerinde eksik ödeme olmaması, davacının iş akdini feshinden 20 gün sonra başka yerde çalışmaya başlaması nedeniyle iş akdinin davacı tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği bu itibarla davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığının kabulü ile kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece kıdem tazminatı talebinin reddine ilişkin kabül dosya kapsamına uygun değildir. Her ne kadar fesih tarihi öncesi prim ödemesi doğru olarak yatırılmış ise de eksik ödenen döneme ilişkin yeterli araştırma yapılmamıştır. İşçinin SGK primlerinin ödenmemesi temadi eden bir durum olmakla birlikte fesih hakkı ödemenin yapıldığı ana kadar kullanılabilir.
Mahkemece yapılacak iş; SGK primlerinin eksik ödenenlerin tamamlanıp tamamlanmadığı sorularak tespit edilip, prim eksik ödemeleri tamamlandıysa şimdiki gibi, tamamlanmadıysa temadi eden bir durum olduğundan davacı tarafca iş akdinin haklı feshedildiği kabul edilerek kıdem tazminatının kabulüne karar vermektir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy