MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 01/05/1996 - 07/07/2013 tarihleri arasında çalıştığını, ücret haricinde yemek, aile yardımı ve kasa tazminatı ödemesi yapıldığını, ancak 2003 yılından itibaren ödenmediğini, iş akdinin yazılı bildirim ile haksız ve dayanaksız feshedildiğini, 130 gün yıllık izin, 131 gün genel tatil günü çalışması bulunduğunu, hafta tatili ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, fesihten sonra kısmi ödeme yapıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret, kasa tazminatı, genel tatil, hafta tatili ve fazla çalışma ücretlerinin davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili,davacının iş akdinin şirket gerekleri nedeni ile 07/07/2013 tarihinde feshedildiğini, tüm hak ve alacaklarının banka kanalıyla ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını, fazla mesai, genel tatil çalışmalarının bulunmadığını, maaş alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin haklı bir neden olmaksızın işveren tarafından feshedildiği, yıllık izinlerin kullandırıldığı yada ücretinin ödendiği işverence ispatlanamadığı, davacının tanık beyanlarına göre fazla mesai yaptığı, genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle bu alacak taleplerinni kabulü ile davacının son ücretinin ödendiği,davacının kasa tazminatı alacağı olduğunu ispat edemediği ve hafta tatili ücreti talep edemeyeceği gerekçesiyle bu alacak taleplerinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde 130 gün yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu iddia ederek bakiye izin ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı davacının yıllık izinlerini kullandığını belirterek dosyaya davacı tarafından imzalı toplam 44 işgünü yıllık izin kullandığına dair formları sunmuştur. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda, davacının talebi olan bakiye yıllık izin gününden davalı tarafca ibraz edilen kullanılan yıllık izin günleri dışlanarak kıdemine göre hak kazandığı 86 gün izin karşılığı yıllık izin ücreti hesaplanarak, mahkemece hüküm altına alınmıştır. Davacı dava dilekçesinde bakiye 130 gün izni kaldığını belirtmekle mahkemece eksik ve hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuştur.
Bu durumda Mahkemece; davacının yıllık izin alacağı talebi kıdemi ve çalışma süresi de dikkate alınarak 1475 ve 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirme yapılarak , tüm çalışma süresi için hesaplama yapılarak, hesaplanan izin alacağından kullanıldığı belirtilen izinler mahsup edilerek davacının talebiyle de bağlı kalınarak talep aşılmaksızın yıllık izin ücret alacağının hesaplanıp hüküm altına alınması gerekmektedir.
3- Davaya konu işçilik alacaklarına işletilecek faizin başlangıç tarihleri konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmesi durumunda, talep edilmek kaydı ile temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Bunun dışında dava veya ıslah tarihlerinden itibaren talep edilen miktarlarla sınırlı olarak faize karar verilmelidir. Ayrıca, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır.
Davacının dava açılmadan önce alacaklarının ödenmesi talepli ihtarname keşide ettiği ve dava dilekçesinde fesih tarihinden itibaren faiz talep ettiği ancak ıslah dilekçesinde kıdem ve ihbar tazminatı için fesih tarihinden,diğer alacaklar için dava tarihinden faiz talep ettiği görülmekte olup mahkemece hüküm altına alınan ihbar tazminatı için temerrüt tarihinden, kıdem hariç diğer işçilik alacakları için taleple de bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken kıdem tazminatı dışında diğer alacaklar için faiz başlangıcının dava ve ıslah tarihi olarak ayrı ayrı gösterilmesi hatalıdır.
4- Somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay, fazla çalışmaların ve ulusal bayram ve genel tatillerin tanık beyanlarına dayanılarak uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde istikrarlı olarak bir işçinin aynı şekilde izin, tatil günleri nedeni ile fazla mesai yapmayacağı,ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmayacağı, bunun hayatın olağan akışına aykırı olacağı gerekçesi ile taktiri indirim yapılması gerektiğine karar vermiştir. (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak bu indirim hakkın özünü ortadan kaldıracak nitelikte olmamalıdır.
Mahkemece fazla çalışma ücretinden ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinden karineye dayalı makul indirim (takdiri indirim) yapılması yerinde ise de bu alacaklara yapılan% 50 karineye dayalı makul indirim (takdiri indirim) hakkın özünü etkileyecek nitelikte fazla olup, hakkın özüne dokunmayan, makul oranda bir indirim yapılarak fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı hüküm altına alınmalıdır.
5- Somut uyuşmazlıkta davalı tarafca iş akdinin feshinden önce davacıya 01.01.1997-31.12.2000 dönemine ilişkin net 1.714,49TL, 06.01.2001-31.03.2003 dönemine ilişkin net 1.590,48 TL kıdem tazminatı ödendiği sabit olmakla söz konusu 2003 yılı ve öncesi yapılan avans niteliğindeki ödemelere ödeme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak hesaplanan kıdem tazminatından mahsubu gerekirken dosya içerisine alınan bilirkişi raporunda bu ödemelere faiz uygulanmaksızın mahsup edilerek hesaplama yapılması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.