MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde satış temsilcisi olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, iş akdinin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle davacını kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, işyerinde fazla çalışmasının bulunmadığını, aksi düşünülse bile iş sözleşmesinde yer alan hüküm gereği almış olduğu ücretin içinde fazla çalışma ücretlerinin de bulunduğunu, davacı işçinin kullanmadığı yıllık izinlerinin bulunmadığını, diğer yandan davalı işyerinde genel tatil günleri çalışma yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava dosyasına sunulan fesih bildirimine göre iş sözleşmesinin İş Kanunu 25/2-h maddesi gereği feshedildiği, davacının işyeri dosyasında bulunan savunma içeriklerine göre birden fazla olmak üzere gitmesi ve ziyaret etmesi gereken yerleri ziyaret etmemesi nedeniyle savunmasının alındığı, davacının savunmasında bu durumu inkar etmediği, tam tersine ziyaret etmeme nedenlerini savunmaya yazdığı, ancak savunmaların hiçbirinde ziyaret etmediği yerleri davalı şirkete bildirdiğine ilişkin hususun bulunmadığı, davalı işverenlik tarafından bu durumun öğrenildiği, Yüksek Daire kararlarına göre benzer işlerde çalışanların bu tür davranışlarının doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmadığına hükmedildiği, davacının işyeri dosyasında birden fazla tutanak ve savunmasının bulunduğu, davacının benzer davranışları birden fazla olduğu ve bu nedenle davacı işçinin uyarıldığı, son olarak 28/08/2012 tarihinde başka benzer bir olayın olması üzerine iş akdinin haklı nedenle feshedildiği buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına kazanamadığı, öte yandan yıllık izinlerini kullandığı gibi fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacağı da olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İş sözleşmesinin, işveren tarafından hatırlatıldığı halde işçinin görevlerini yapmamakta ısrar etmesi nedeniyle haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (h) alt bendinde, işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmamakta ısrar etmesi durumunda işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu hükme bağlanmıştır.
İş görme edimi işçi tarafından işverenin verdiği talimatlara uygun olarak yerine getirilmelidir. İşverenin talimatlarının, bireysel ya da toplu iş sözleşmesi ile getirilebilecek sınırlamalar ile işçinin eğitimi, yeteneği ve takati gibi hususlara aykırılık oluşturmamalıdır.
1475 sayılı Yasada işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmaması haklı fesih nedeni olarak sayılmış ve işçinin bu anlık durumu yeterli görülmüşken, 4857 sayılı Yasa ile işçinin “görevi yapmamakta ısrar etmesi” kuralı getirilmiştir. Bu noktada işverenin hatırlatmasının ardından sadece bir kez görevi yapmama yeterli sayılmamalıdır. İşçinin görevi yapmama eylemi hatırlatmanın ardından devamlılık arz etmelidir.
İşveren tarafından fesih öncesinde, işçinin yapmakla yükümlü olduğu görevleri hatırlatılmalıdır. Bu hatırlatmanın sözlü ya da yazılı biçimde yapılması mümkündür. Bu konuda ispat yükü de işverendedir.
İşçinin görev tanımının, bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça öngörülmüş olması işverenin hatırlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İşçiye yapılacak hatırlatmada/uyarıda, işçiye yapması istenen görev açık biçimde bildirilmeli ve işin tamamlanmasına yetecek bir süre öngörülmelidir. Bildirimde, görevin hatırlatılması yeterlidir. Görevin gereklerinin yerine getirilmemesi durumunda iş sözleşmesinin feshedileceği hususunun ayrıca bildirilmesi gerekmez. Ancak, işveren tarafından işçiye bu yönde bir bildirim yapılmış ise, işçinin yeni bir eylemi gerçekleşmedikçe, önceki eylemlerine dayanılarak iş akdi feshedilemez.
İşçinin, verilen görevin bir kısmını yapmış olması halinde, bu davranışının nedenleri üzerinde durulmalı ve işverenin haklı fesih imkânının olup olmadığı, gerekirse uzman bilirkişilerce değerlendirilmelidir.
Çalışma koşullarında işçi aleyhine değişiklik niteliğinde olan görevlendirmelerin, 4857 sayılı Yasanın 22 nci maddesi uyarınca işçiyi bağlamayacağı açıktır. Bu kapsamda bir görevin yerine getirilmemiş olması işverene haklı fesih imkânı vermez.
Somut uyuşmazlıkta, ayrı ayrı tarihlerde gerçekleşen olaylara ilişkin tutulan tutanaklara göre, satış temsilcisi olan davacının görevi gereği gitmesi gereken ziyaretleri aksattığı gerekçesi ile savunması alınarak ihtar verilmiş ve nihayetinde iş sözleşmesi fesh edilmiştir.
İşverence sunulan belgelere göre, 11/04/2012, 13/04/2012 ve 23/08/2012 tarihlerinde davacının iş programına uygun çalışmadığı gerekçesi ile davacıdan savunma istenmiş, en son 28/08/2012 tarihli aynı gerekçe ile tutanak tutulmuş ancak davacının savunma istemli yazıyı almadığı belirtilip iş sözleşmesi 04/09/2012 tarihinde 4857 sayılı Kanunun 25/2-h hükmü gerekçe gösterilerek fesh edilmiştir.
Davacı işçi son tebliğ edilmeyen tutanak hariç diğer gerçekleşen 3 aksamanın nedenlerine ilişkin savunmalarında kadınsal özel bir sorunu ile diğer ziyaretlerin uzamasını gerekçe göstermiştir. Buna göre davacının görevi gereği ziyaretlerini ısrarla gerçekleştirmediği durumu olmayıp 4857 sayılı Kanunu'nun 25/2-h maddesine konu görevinin gereklerini hatırlatıldığı halde ısrarla yapmama koşulu gerçekleşmemiştir. Bu konuda dosyaya hesap raporu sunan bilirkişinin görevini aşarak hukuki değerlendirmede bulunması da 6100 sayılı HMK'nın 279/4. maddesine aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile taleplerin reddi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.