MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, vergi iadesi alacağı, asgari geçim indirimi alacağı, yıllık transfer ücreti, galibiyet primi, ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25/04/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Asil ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01/07/1993 tarihinde profesyonel ikinci lig A takımı yardımcı antrenörü olarak 2.497.500 TL ücretle çalışmaya başladığını, daha sonra alt yapı antrenörü olduğunu, 10/05/2010 tarihinde iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, çalışma süresince ücretlerinin ödenmediğini, 12/03/2003 tarihinde iş akdinin kağıt üzerinde feshedilerek kıdem ve ihbar tazminatı olarak 13.950.652.594,19 TL ödendiğini, davacının hiç ara vermeden işine devam ettiğini, fark kıdem tazminatı talep edilmesine rağmen ödenmediğini, haftanın 7 günü 08.30-24.00 saatleri arasında çalışma yaptığını, bayram günleri ile Cumartesi ve Pazar günleri çalıştığını, karşılığı ücretin ödenmediğini, vergi iadesi ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini, her sene A takım yardımcı antrenörüne 200,00 TL net transfer primi ödendiğini, müvekkiline bu ücretin de ödenmediğini, profesyonel takım maçlarındaki galibiyet primlerinden alt yapı antrenörlerinin de faydalandığını, ancak davacıya galibiyet primi de ödenmediğini, kağıt üzerinde Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü’nde çalışıyormuş gibi gösterildiğini, en son 880,00 TL net ücret ödendiğini, davacının Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü’nde çalışmadığını, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübünde antrenör olarak görev yaptığını, aylık 5.000,00 TL net ücret alması gerektiğini, iş akdinin haksız feshedildiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, vergi iadesi, asgari geçim indirimi, yıllık transfer ücreti, galibiyet primi ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Yol Yapım İdaresinde istihdam edildiğini, davalı ... Kulübünün belediye çalışanlarının sosyal faaliyetlere katılımını sağlamak amacıyla faaliyet gösterdiğini, çalışanların Belediyeden aldıkları izin ile müvekkili Kulübün faaliyetlerine katıldıklarını, davacının aslında dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi işçisi olsa da Türkiye Futbol Federasyonu talimatı gereği davacı işçi ile iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin davacının İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile asıl istihdam ilişkisini hiçbir zaman ortadan kaldırmayacağını, davacı ile müvekkili Kulüp arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak; davacının İBB'de kadrolu işçi olarak çalışmasına rağmen işverenin talimatı ile davalı Kulüpte görev yaptığı, davalı kulüp ile İBB arasında organik bağ bulunduğu, 12/03/2003 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle bu tarihe kadar olan çalışmalarının tasfiye edildiği, tasfiyeden sonra 12/03/2003-10/05/2010 tarihleri arasında davalı Kulüp bünyesinde antrenör olarak emsal ücret araştırmaları da dikkate alınmak suretiyle en son 4.000,00 TL net ( 5.459,05 TL brüt ) aylık ücretle çalıştığı, iş akdinin tazminat hak etmeyecek şekilde sona erdirildiği ispat edilemediğinden kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, müvekkiline en son aylık 880,00 TL. net ücret ödendiğini, müvekkilinin B lisans diplomalı futbol antrenörü olduğunu ve davalı işyerinde antrenör olarak çalıştığını, halen davalı işyerinde A takımı yardımcı antrenörünün aylık 10.000,00 TL., altyapı antrenörünün ise aylık 5.000,00 TL. net ücret aldığını, bu nedenle müvekkilinin A takımı yardımcı antrenörü olarak çalıştığı bir yıllık ücretinin aylık net 10.000,00 TL., altyapı antrenörü olarak çalışmalarının ise aylık 5.000,00 TL. net olarak olması gerektiğini iddia ederek tüm tazminat ve alacaklarında bu ücret miktarının esas alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davalı Kulüp bünyesinde antrenör olarak çalışan davacı işçinin aylık ücret miktarını, emsal ücret araştırmaları da dikkate alınmak suretiyle en son 4.000,00 TL net, 5.459,05 TL brüt olarak kabul etmiştir.
Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki mevcut iş ilişkisi esnasında davacı işçiye ödenen gerçek ücretin tespitine göre çözüme kavuşturulması gereklidir. İş ilişkisinin sona ermesinden sonra daha evvel ödenen aylık ücretin olması gereken ücretten düşük olduğu iddiasıyla hak ve alacak talebinde bulunulması kanunen mümkün değildir. Bilindiği üzere; iş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler.
Bu itibarla; davacı işçinin aylık ücret miktarının iddia ve talebine göre aylık 880,00 TL. net olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü isabetsizdir.
3-Davacı işçi hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı halde karşılıklarının ödenmediği iddiası ile bu alacaklarının tahsilini talep etmiştir. İddiasını ispatla yükümlü olan davacı işçi bu iddiasının tanık deliline dayanarak ispatlamaya çalışmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ...Ç.’nin beyanına itibarla bu alacakları hesaplanmış ise de, bu tanığın hesaplanan dönemde davalı işyerinde çalışması yoktur. Bu nedenle ispatlanamayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4-Hükmedilen asgari geçim indirimi için yasal faiz yerine en yüksek banka mevduat faizi işletilmesine karar verilmesi de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/04/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.