MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 25/12/2007 tarihinde kapıcı olarak işe başladığını, 18.08.2011 tarihinde emekli olduğunu, emekli olmasına rağmen kesintisiz çalışmasına devam ettiğini, iş akdinin işverence haksız olarak feshedildiği 15.01.2014 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile ücret, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 27.12.2007 tarihinde işe başladığını, 3 yıl 8 ay çalışmasının akabinde 18.08.2011 tarihinde ... nezdinde hizmet süresinin dolmuş olması nedeniyle emeklilik işlemlerinin yapılıp emekli edildiğini, davacının dürüst bir şekilde kendisine 3.400,00 TL. ödendiğini kabul ettiğini, ancak her nedense bunu emeklilikle birlikte kendisine ödenen kıdem tazminatı olarak değil de “kıdeme mahsuben” diye tanımladığını, 2011 yılında apartman hizmetlilerinin aylık brüt ücretinin 796,50 TL. olduğu gerçeği düşünüldüğünde davacının 18.08.2011 tarihinde emeklilik ile birlikte iş akdi fesih edilirken kendisine ödenen 3.400,00 TL. ile tüm hak ve alacaklarının da kendisine ödendiğinin görüldüğünü, davacının emekli olduktan sonraki 18.08.2011 tarihinden iş akdinin feshedildiği 15.01.2014 tarihine kadarki dönem için olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde, davacının 2007, 2008, 2009, 2010, 2012 ve 2013 yıllarında 15’er gün, 2011 yılında ise 10 gün yıllık ücretli izin kullandığı belirtilip, izinlerin eksik kullandırıldığı iddia edilerek yıllık izin ücreti talep edilmiştir.
Davacı işyerindeki hizmet süresine göre 90 günlük yıllık izne hak kazanmış olup, dava dilekçesindeki açıklamalar dikkate alındığında davacının toplamda 100 gün yıllık ücretli izin kullandığı anlaşılmaktadır. Davacı işçinin kendi kabulüne göre yıllık ücretli izinler fazlasıyla kullanılmıştır. Bu nedenle, Mahkemece davacının yıllık izin ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile talebin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy