MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 4857 sayılı Kanun'a tabi daimi işçi olarak ... bünyesinde 23/12/2004-05/11/2013 tarihleri arasında çalıştığını, özelleştirme idaresi Başkanlığı tarafından ... 'ın %100 oranındaki hissesi blok satış yöntemi ile özelleştirme işlemine tabi tutulduğunu, özleştirme işlemi özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 07/03/2013 tarih ve 2013/20 Karar numaralı karının 08/03/2013 tarih 28581 sayılı resmi gazetede yayınlanmasıyla uygulanamaya konulduğunu, ..., ... Ortak girişim grubu 28/05/2013 tarihinde devrediğini, ... özelleştirme işlemine tabi tutulduktan sonra müvekkilinin iş akdi feshedildiğini, ... kıdem tazminatı müvekkiline ödendiğini, ancak ihbar tazminatının ödenmediğini, müvekkilinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 maddesi 'nin kendisine tanığıdı ihbar tazminatı hak ve alacağını ...'dan alamadığını, bu nedenle ihbar tazminatı hesabı yapılmadan düzenlenen kıdem ihbar tazminatı bordrosu, ihbar tazminatı yönünden hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ihbar tazminatı alacağını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, 6100 sayılı HMK 'nın 107. ve 109. maddelerine göre fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava açmasına muvafakat etmediklerini, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme de davacının Tedaş nezdinde çalışmaktayken şirketin özelleştirmesi sürecinde sonra kendi rızasıyla 4C kapsamında müvekkili şirketten ayrılarak başka bir kamu kurumuna geçen personelden olduğunun, bu nedenle davanın Tedaş'a ihbarı gerektiğini, ayrıca ihbar tazminatı işveren tarafından işine son verilen işçinin iş araması için öngörülmüş olan sürüye uyulmaması halinde oluşan bir tazminat hakkı olduğunu bu hakkın doğumu için işverenin işe son vermiş olması ve işçiye iş akdinin fesihden önce iş arama hakkının tanınmamış olması gerektiğini, oysa olayda davacı kendi rızasıyla başka kuruma geçtiğini arada herhangi bir kopukluk olmadığını, bu durumda iş akdi feshedilmemiş bir başka kamu kurumuna kendi rızasıyla ve transfer yoluyla geçtiğini şahsın ihbar tazminatı talep edemeyeceğini diğer hak ve alacaklarının ise müvekkili şirketçe ödendiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının 23.12.2004 ile 05.11.2013 tarihleri arasında davalı işveren yanında çalıştığı, özelleştirme kapsamında şirketin ... ortak girişim grubuna devredildiği, daha sonrasında da 4046 sayılı Kanun kapsamında davacının kendi müracaatı sonrasında kamuya geçiş yaptığı, ihbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu, dava konusu somut uyuşmazlığa bu açıdan bakıldığında davacı ile davalı arasında Kanun uygulamasından doğan bir uyuşmazlığın oluştuğu, davalı tarafından davacıya kıdem tazminatının ödendiği, dosya kapsamından taraflar arasındaki iş ilişkisini sona erdiren bir fesih bulunmadığı gibi davacının yeni çalışacağı yerin kendisinin bilgisi ve rızası dahilinde belirlenmesi nedeni ile davalı tarafından ihbar öneli tanınmasını gerektirir bir durum da bulunmadığı, ihbar tazminatının bir diğer şartının ise haksız feshin varlığı olduğu, olayda haksız bir fesihten de söz edilemeyeceğinden davanın reddi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
Dosya kapsamından, özelleştirme sonucu davacının noterlik ihtarnamesi ile "657 sayılı Kanun'un 4/C maddesinden yararlanmak istediğini, kıdem -ihbar tazminatları ve sair haklarının ödenmesini, ihbarnamesinin kesinlikle istifa olmadığını" belirttiği, dava dilekçesinde kıdem tazminatının ödendiğinin ancak ihbar tazminatının ödenmediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
İşverenin, dosyadaki ibranameye ve çalışma belgesine göre davalı Şirket olduğu, kıdem tazminatı tahakkukunun yapıldığı ama ihbar tazminatı tahakkuku olarak "0" gösterildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin 2017/7566 Esas, 2014/20422 Esas sayılı emsal dosyalarındaki kararlarında da belirtildiği üzere, davacının işverene gönderdiği bildirimde açıkça ihbar tazminatını talep ettiği, bunun bir istifa olmadığı sabit olup, davacının talebi üzerine işverence yerine getirilen işlemler, işveren feshi niteliğindedir. Davalı işveren kıdem tazminatını ödediğine göre davacının Hukuk Genel Kurulu'nun 14/01/2015 gün ve 2013/22-2023 Esas, 2015/21 sayılı kararında da belirtildiği üzere ihbar tazminatına da hak kazanıldığının kabulü ile davacının ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.