MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı vekilinin, Mahkemenin 17/04/2015 tarihli ek kararını temyizi yönünden;
Hükmün tashihi ve tavzihi müesseseleri, 6100 sayılı HMK'nun 304 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, hükmün tashihi başlıklı 304 üncü maddede;
"(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.
(2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." denmiştir.
Hükmün tavzihi başlıklı 305 inci maddede;
"(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
(2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." düzenlemesine yer verilmiştir.
Tavzih talebi ve usulü başlıklı 306 ncı madde de ise;
"(1) Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur.
(2) Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir.
(3) Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar." düzenlemesi hüküm altına alınmıştır.
Taraflarının muvafakati olsa dahi, HMK. nun 304 ve 305. maddelerine aykırı şekilde hüküm fıkrasında değişiklik yapılması, bir kısmının çıkartılması ya da hüküm fıkrasına ekleme yapılması hukuk güvenliğini zedeleyici nitelikte olup, yasaktır.
Hakim tavzih yolu ile hükümde unuttuğu talepler hakkında karar verip bunu hükmüne ekleyemez. Bunun gibi hüküm verirken unutulan vekalet ücreti veya faiz hakkında tavzih yolu ile bir karar verip bunu hükmüne dahil edemez. Aynı şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki de tavzih yolu ile giderilemez. Bütün bu anlatımlardan çıkan netice, tavzih yolu ile kesinleşmiş olan hüküm sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. (Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı Baskı, 2001, cilt 5, sayfa 5270 vd.) Öte yandan, Yargıtay'ın istikrar kazanmış görüşüne göre maddi hata kazanılmış hak oluşturmaz.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili mahkemece verilen kararda, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplanıp, hüküm altına alındığını ileri sürerek, hükmün vekalet ücreti yönünden tavzihini talep etmiştir.
Davacının tavzih talebi Mahkemece, 17/04/2015 tarih ve 2013/573 Esas, 2015/84 Karar sayılı EK KARAR ile reddedilmiştir. Ek kararda özetle, tashihi istenen hususun maddi hata mahiyetinde olmadığı, temyize kabil hususlardan olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından bu ek karar temyiz edilmiştir.
Yapılan bu tespitler kapsamında ek karar değerlendirildiğinde, ek kararda da isabetli bir şekilde belirtildiği üzere, tashihi istenen hususun tavzih yoluyla düzeltilemeyeceği, bu hususun ancak temyize konu olabileceği, ek kararın usule uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz talebinin REDDİ ile ek kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
B)Davalı Vekilinin Temyizi Yönünden;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30/05/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy