MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01.03.2004-13.02.2013 tarihleri arası muavin olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından hiçbir sebep gösterilmeksizin feshedildiğini, fazla çalışma alacaklarının ödenmediğini, 2011 yılının 6. ayından itibaren ikramiyelerin, yemek paralarının, kömür ve giyim yardımının yapılmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, genel tatillerde ve hafta tatillerinde çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, 5 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, şirketin faaliyet alanı içerisinde hizmetlerin maliyeti ve harcanan zaman analizinin değerlendirilmesi sonucunda dolum, nakliye depolama ve lojistik faaliyetleri ile oluşan maliyetin yüksek olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine lojistik faaliyetinin yapılmamasına karar verildiğini, davacının iş sözleşmesinin bu çerçevede feshedilmek zorunda kalındığını, kıdem tazminatının davacıya banka kanalıyla ödendiğini, fesih işlemi ihbar önellerine uyularak yapıldığından davacının ihbar tazminatına hak kazanmadığını, fazla mesai alacağının ödendiğini, işe giriş çıkışlarda parmak basıldığını, dolayısıyla tüm kayıtların tutulduğunu, maaşların bordroya yansıtılarak banka kanalıyla ödendiğini ve davacının bordroları imzaladığını, itirazı kayıt ileri sürmediğini, iş yerinde genel tatillerde çalışma yapılmadığını, davacının tüm yıllık ücretli izinlerini kullandığını, kalan izin ücretinin son bordroda tahakkuk ettiriler ödendiğini, ayrıca hafta tatili izinlerini de kullandığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacıya 20/12/2012 tarihinde ihbar önelinde bulunulduğu, daha sonra iş sözleşmesinin 13.02.2013 tarihinde feshedildiği, davacıya ihbar önelinde bulunulduğundan, ihbar tazminatı ile ilgili talebinin reddine, kıdem tazminatının eksik ödendiği ve davacının fark kıdem tazminatına hak kazandığı, izin defterinde 2010 yılından devir eden 20 izin süresinin bulunduğu şerh edilmiş ve davacının bu konuda imzası alınmış ise de davacı çalışırken imzası alındığından bu şekilde bir şerhin geçerli bulunmadığı, belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı dava dilekçesinde hiçbir izni kullandırılmaksızın çalıştırıldığını iddia ederek diğer işçilik alacaklarının yanısıra yıllık izin alacağı da talep etmiş davalı işveren izinlerin kullandırıldığını, kalan iznin karşılığının bordrolarda tahakkuk ettirilerek ödendiğini savunmuş, yıllık ücretli izin defteri ibraz edilmiştir.
Hükme dayanak bilirkişi raporunda yıllık ücretli izne yönelik olarak terditli hesaplama yapılmıştır.
Rapora göre davacının tüm çalışma süresi açısından izin hakkı 130 gün olup dosyaya sunulan izin defterine göre yapılan hesaplamada davacının bakiye 69 gün izin hakkı kaldığı belirtilmiş, Mahkemece bu miktara hükmedilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesi ekinde izin kullanma belgeleri ile davacının 2005 ila 2010 arasındaki izinlerine ilişkin izin defteri örneğini sunmuştur.
Aynı Mahkemede aynı davalı aleyhine işçi ... tarafından açılan davada tanık olarak dinlenen dosyanın davacısı ... talimatla alınan ifadesinde “izinlerimizi kullanırdık” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosyaya yargılama sırasında sunulan izin defterine davacı itiraz etmemiştir.
Dosyaya sunulan izin defterine itiraz etmeyen ve talimatla alınan ifadesinde izinlerini kullandığını belirtilen davacının “hiç izin kullanılmamıştır” vaka açıklaması HMK’nun dürüst davranma ve doğruyu söyleme başlıklı 29. maddesine aykırıdır.
Borcu söndüren belgelerin temyiz dahil her aşamada sunulabileceği ve değerlendirilmesi gerektiği hem Dairemizin hem HGK’nun yerleşik uygulamasıdır. Mahkemece yapılacak iş davacı asilden izin defterleri, yıllık izin formları ve talimat ifadesi sorulup açıklattırılarak izin alacağı hakkında karar vermektir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy