MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde ticari pazarlama sorumlusu olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, dispritör satış temsilcilerinin çeşitli satış noktasında yapmış oldukları satışların tahsilatını davacının kendi menfaati için alarak güveni kötüye kullandığını, bu nedenle iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II maddesi uyarınca haklı olarak fesh edildiğini, davacının savunmasında da durumu kabul ettiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, öte yandan sözleşme gereğince ücretin fazla çalışmaları da kapsadığı gibi haftalık 45 saatin üzerinde bir çalışması da olmadığını savunarak adavanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı gibi plesiyer olarak çalışanların, prim alabilmek için belirlenen kota sayısını doldurmaya çalıştıkları, bu sebeple zaman zaman müşteri kaybetmemek için müşteri memnuniyeti kapsamında ödeme sıkıntısı içerisinde olan bir kısım eski ve sağlam müşteri olarak nitelendirdikleri müşteriler adına kendi kredi kartlarını kullandıkları, bu uygulamanın genel bir uygulama olduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki davacıya doğrudan bir kârı olmayan, hedef tutturulup prim almak için yapıldığı anlaşılan bu uygulama sonucunda davalı şirketin uğradığı herhangi bir zarardan söz edilemeyeceği gibi aksine müşteri kaybetmemesi sebebiyle uzun vâde de kârlı olduğu, bu konuda davalı iş veren tarafından yapılmış bir suç duyurusunun yada açılmış bir ceza davasının da bulunmadığı, buna göre feshin haklı olduğunu ispat ile mükellef davalı şirketin haklı nedenle iş sözleşmesini fesh ettiğini ispatlayamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı almaya hak kazandığı, ayrıca tanık beyanları ile ispatlanan fazla çalışma alacağı da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı nedenle fesh edilip edilmediği hususunda, uyuşmazlık vardır.
Dosyadaki bilgi ve belglere göre, davacının iş sözleşmesi, işverence, güveni kötüye kullanma, usulsüz işlem yapma eylemleri, gerekçe gösterilerek 29/06/2012 tarihinde fesh edilmiştir.
Fesih öncesi, müşteriye ürün sattıktan sonra satış bedelinin davacının kredi kartı kullanılarak ödendiği ve sonrasında davacının müşteriden nakit bedeli tahsil ettiği iddialarıyla ilgili savunmalar alınmıştır. Bu kapsamda ilk olarak 25/06/2012 tarihide bir müşterinin ödemesini davacının yaptığına yönelik savunma istemine karşılık davacı, ilgili müşteri ile yıllardır arkadaşlık ilişkisi olduğunu, müşterinin normalde ödemelerinde sıkıntı olmayıp o anlık sorun nedeniyle ödemeyi kendisinin yaptığını savunmuştur.
Bundan sonra 29/06/2012 tarihinde yine başka bir satış yapan işçinin müşterilerinin satış bedelinin davacının kredi kartı ile ödendiği ve sonra müşterilerden gelen nakit paranın davacıya verildiği, hususu sorulmuş, davacı bu konu ile ilgili ise, amacının satışa katkı ve verilen hedefin tutturulması olduğunu söylerek eylemi kabul etmiştir.
Her ne kadar Mahkemece feshe konu eylemin genel bir uygulama olduğu, işverenin zarara uğramadığı gerekçe gösterilmiş ise de, bu yöndeki tanık beyanları soyut nitelikte olduğu gibi davacı söz konusu eylem nedeni ile nakit para temini dışında işverence konulan hedefi tutturarak menfaat sağlamış, kendi satışları dışındaki satışlara da menfaat temini amacıyla müdahale etmiştir. Buna göre davacının davranışı işverenin güvenini sarsıcı mahiyette olup işveren iş sözleşmesini 4857 sayılı Kanun'un 25/II-e maddesi uyarınca fesh etmekte haklıdır.
Mahkemece hatalı değerlerdirme ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine kabulü isabetsizdir.
3- Kabule göre ise fesih tarihi itibariyle kıdem tazminatı tavanı 2.917,27 TL iken tavan aşılarak 2.974,08 TL ücrete göre kıdem tazminatı hesabı yapan rapora itibar edilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.