MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, bayram tatil ücreti, bakiye yıllık izin ücreti, ikramiye bedeli, Mayıs ücreti bakiyesi, ek iş bedeli, Türkiye Spor Yazarları Derneği Müdürlüğü payı ve %5 fazlası alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davalı avukatı tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25/04/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 19/09/2002 tarihinde davalıya ait spor servisinde maç operatörü, sayfa sekreteri ve muhabir olarak 1.700,00 TL. net ücreti ile çalıştığını,14/05/2010 tarihinden iş akdinin davalı tarafça haksız olarak tazminatsız ve bildirimsiz olarak fesih edildiğini, iş akdinin feshinin gerçek nedeninin iş yerinde çalışanlara tanıklık yapması olduğunu iddia ederek; kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta sonu ve bayram tatili ücretleri, bakiye yıllık ücretli izin, ikramiye bedeli, mayıs ücreti bakiyesi, ek iş bedeli, Türkiye Spor Yazarları Derneği Müdürlüğü payı ve %5 fazlası alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 4857 sayılı iş kanuna tabi macintosh operatörü olup, aylık maaşının 1.100,00 TL olduğunu, davacının iş akdinin İş Kanununun 25. maddesi uyarınca haklı nedenle fesih edildiğini, iş yerinde fazla mesai yapılmadığını, haftalık izinlerini Cuma ve Cumartesi günleri kullandığını, davacıya hak etmiş olup da kullanmadığı yıllık izin ücretlerinin ödendiğini, davacının ek iş yapmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacının günlük %5 fazla ödeme talebinin de yerinde olmadığını, kanun ve usul hükümlerine aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak; davacının 19/09/2002 ile 14/05/2010 tarihleri arasında davalı iş yerinde sayfa sekreteri olarak çalıştığı, sayfa sekreterinin görevi kapsamında gazeteyi basın öncesi, sayfa dizaynını oluşturduğu, bu kapsamda sayfada yer alacak haber fotoğraf veya reklamlarla ilgili düzenlemeyi gerçekleştirdiği, bu düzenlemeyi yaparken fikir işi gerçekleştirdiği, keza iş akdinin feshinin de söz konusu sayfa düzenindeki hatadan kaynaklandığı olguları nazara alındığında davacının 5953 sayılı yasanın 1. maddesi kapsamında basın işçisi olduğu, davacının çalışma düzenini ihlal ettiği, iş ortamını olumsuz etkilediği ,iş yerindeki sigara içme yasağına karşı geldiği, fazla mesai yapmaması istenilmesine rağmen arkadaşlarından sonra iş yerinden ayrıldığı, 10/05/2010 tarihinde Teknosa ilanını gazete sayfasına yerleştirmeyi unuttuğu bu kapsamda iş vereni zarara uğrattığı, ve ticari itibarını ciddi olarak zedelendiğinden ve 30 günlük maaşı ile bunu karşılamayacak oranda zarara uğrattığından dolayı iş kanununun 25. Maddesi uyarınca haklı olarak ve tazminatsız olarak fesih edildiği bildirilmiş ise de ,davacının diğer davranışlarının geçmiş tarihli olması ve feshe gerekçe oluşturan temel konunun davalı işveren tarafından, Teknosa tarafından verilen ilanın sayfaya yerleştirilmemesi sebebi ile işverenin itibarını zedelendiği, ve zarara uğrattığı hususu olduğunu, davacının savunmasında; Teknosa ilanının 10/05/2010 tarihinde yayınlanmadığı hususunun davacının kabulünde olduğu, ancak davacının 4857 sayılı iş yasasına tabii olmaması sebebi ile 30 günlük ücretini aşan zararlar sebebi ile iş akdinin tazminatsız fesih söz konusu maddeye basın iş yasası tarafından bir göndermede bulunulmadığı için mümkün olamayacağının (Basın İş Yasasında yer almayan bir hükmün yerine kıyasen 4857 sayılı yasa hükümlerinin genel olarak uygulanamayacağı, ) bu durumda Basın İş Yasası’nın 11/3 maddesinde "vazifesinin ifası ile ilgili hususlarda gazetecinin bilerek ve ağır bir ihmali neticesi olarak mevkutenin itibar yada şöhretine halel verecek fiil ve harekette bulunma hali iş verene ihbar müddetini beklemeksizin iş akdini derhal feshetmek hakkını veren ağır sebeplerden sayılır" hükmü yer aldığından feshin de bu kapsamda gerçekleştirilmesinin gerektiği, söz konusu davacı davranışına bağlı olarak 10/05/2010 tarihinde yayımı atlanan ilanın takip eden süreçte yayınlanıp yayınlamadığı veya 10/05/2010 tarihindeki hataya bağlı olarak Teknosa veya başka bir reklam veren müessesinin reklam vermeyi keserek bu olay nedeni ile davalı gazetenin itibar ve şöhretine halel geldiğine ilişkin olarak dosya içeriğinde her hangi bir veri bulunmadığını gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Karar başlığında dava tarihinin 01.06.2010 yerine 01.07.2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacı Basın İş Kanuna tabi olup, yıllık ücretli izin alacağının hesabı hususunun açığa kavuşturulmalıdır.
5953 sayılı Basın İş Kanunu’nun 29. maddesine göre “Gazeteciye bu Kanunun 21 inci maddesinde yazılı yıllık izni vermeyen veya izni vermiş olup da izin müddetine ait ücreti ödemeyen işverene, yıllık izin vermediği veya izin süresine ait ücretleri ödemediği kimsenin izin müddetine tekabül eden ücretler yekununun üç katı kadar idarî para cezası verilir; ayrıca gazeteciye ödenmesi gereken ücret toplamı, iki kat olarak ödenir. Kanunun 21. maddesinde meslekteki kıdemine göre kullanacağı izin süresi belirtilirken son fıkrasında “izin hakkından feragat edilemeyeceği” açıkça vurgulanmıştır. 29. maddeden gazeteci çalışırken uygulanması gereken bir yaptırım düzenlediği, çalışırken izin vermeyen veya izin verildiği halde izin ücreti ödenmeyen işveren hakkında uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Dairemizin kararlılık kazanan dönem ücreti üzerinden ödenmesi gereken izin ücreti, bu kullandırılmayan veya kullandırılmasına rağmen ücreti ödenmeyen ücrettir. Ancak bunun için gazetecinin çalışırken talep etmesine rağmen izin kullandırılmadığını veya izin verilmediğini iddia etmesi gerekir. Çalışırken bu yönde talebi olmayan gazetecinin, fesih nedeni ile son ücret üzerinden hesaplanacak izin ücreti, 21. maddedeki sürelerle sınırlıdır. Başka bir anlatımla fesih nedeni ile son ücret üzerinden hesaplanacak izin ücreti 29. madde gereği 2 kat hesaplanamaz.
Dosya içeriğine göre davacının çalışırken yıllık izin talebinde bulunmasına rağmen izin kullandırılmadığını veya izin verilmesine rağmen ücretinin ödenmediğini iddia etmiş değildir. Bu nedenle 21. maddeye göre kullanılmayan izinlerin, 29. madde uyarınca iki katı alınarak, hesaplanması Dairemiz uygulamasına göre hatalıdır. Davacı iş sözleşmesinin feshinden sonra kullandırılmayan yıllık ücretli izinlerin karşılığı ücret alacağını talep ettiğine göre, 21. madde uyarınca kullandırılmayan toplam izin süresi, 29. madde uygulanmadan son ücret üzerinden hesaplanmalıdır.
Mahkemece hatalı hesap tarzına itibarla ile yıllık ücretli izin alacağının yazılı şekilde hüküm altına alınması da isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesi ile peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy