MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı asil ile davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı asil, 17/10/2010-01/10/2013 tarihleri arasında davalı şirkete ait ... mahallesindeki şubede çalıştığını, 27/09/2013 tarihinde şubenin kapanacağının şifahen kendilerine söylendiğini, 01/10/2013 tarihinde ise davalı işveren yetkililerinin şubenin kapanacağını avukatla bildirdiklerini, bu nedenle nakil yetkisi formu imzalamak zorunda kaldıklarını, yapılan işlemin iş sözleşmesinde esas değişiklik olduğunu ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile diğer haklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. 27/02/2014 tarihli duruşmada, diğer haklardan kastının fazla mesai, yıllık izin ve hafta tatili alacakları olduğunu açıklamıştır.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının çalıştığı ... mahallesindeki şubenin kapandığını yakın şube olan ... istasyon şubesine görevlendirildiğini, davacının nakledildiği şubede işe başlamadığını, devamsızlık yaptığını ve alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu ile davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesine, dayanılarak ihbar tazminatı ile hafta tatili alacağının reddine, diğer taleplerin ise kabulüne karar verilmek suretiyle dava kısmen kabul edilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı asil ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı asilin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyada mevcut bulunan 2013 yılı Ekim ayının bordrosunda, davacıya yıllık izin ücreti olarak 421,67 TL’nin tahakkuk ettirilip ödendiği anlaşılmaktadır. Hüküm altına alınan yıllık ücretli izin alacağından bu miktarın mahsup edilmemesi hatalıdır.
3- Davacı asil, dava dilekçesiyle miktar belirterek kıdem ve ihbar tazminatları talep ettikten sonra, 100,00 TL de diğer haklar adı altında, bu hakların ne olduğunu açıklamadan ve miktar bakımından bir ayrıştırma yapmaksızın talepte bulunmuştur. Davacı 27/02/2014 tarihli duruşmada, diğer haklardan kastının fazla mesai, hafta tatili ve yıllık izin alacakları olduğunu açıklamış ancak dava dilekçesiyle talep ettiği 100,00 TL’nin ayrıştırmasını yine yapmamıştır. Keza ıslah dilekçesinde de, bilirkişinin belirlediği rakamlar üzerinden hangi kalem için ne miktar artırıldığı açıklanmaksızın genel bir artırım yoluna gidilmiştir. Mahkemece de bu husus gözden kaçırılarak, dava dilekçesinde talep edilen 100,00 TL fazla mesai, hafta tatili ve yıllık izin alacaklarının tamamı için talep edildiği halde sanki fazla mesai, hafta tatili ve yıllık izin için ayrı ayrı 100,00 TL talep edilmiş gibi hüküm kurulmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, dava dilekçesinde fazla mesai, hafta tatili ve yıllık izin alacakları için talep edilen 100,00 TL’yi bu alacak kalemlerine eşit olarak dağıtarak sonraki tüm işlemleri buna göre yeniden değerlendirmekten ibarettir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.