MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde en son pazarlama grup müdürü olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edilmesi üzerine açtığı işe iade davasında feshin geçerli nedenle yapıldığının tespit edildiğini ancak işverence tazminatları ödenmediğini, ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 01.11.1989 tarihinden 27.02.2013 tarihine kadar işyerinde çalıştığını, sadakat ve sır tutma yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi sebebiyle iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25/II-h hükmü kapsamında fesh edildiğini bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasının söz konusu olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki işe iade davasında Yargıtay 9. H.D. since 13/03/2014 tarih, 2013/13973 E ve 2014/8256 K. sayılı ilam ile iş sözleşmesinin geçerli nedenle fesh edildiği kabul edildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı taraf dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 79.584,28 TL kıdem tazminatı ile 27.288,89 TL ihbar tazminatı talep etmiş, 13/04/2015 tarihli dilekçesi ile de kıdem tazminatı talebini 75.538,07 TL ye düşürürken ihbar tazminatı talebini 29.985,04 TL ye çıkartmıştır. Ancak kıdem tazminatı talebini düşürmesi ve davanın açılışında ödediği harç miktarını gerekçe göstererek yeniden harç yatırılmayacağını açıklamıştır.
Davacının 13/04/2015 tarihli dilekçesi ile yaptığı işlem "ıslah" olup kısmi feragat ve talep arttırımını içermektedir. Dava yığılmasında her bir alacak kalemi ayrı olup toplamı üzerinden harç yatırılmaktadır. Islahda da her bir alacak kalemindeki artış miktarı ayrıca harca tabidir. Dava dilekçesindeki miktarların bir kısmından feragat ile ordan artan harcı ıslah işlemine mahsup etmek mümkün değildir.
Mahkemece, 13/04/2015 tarihli ıslah dilekçesi adı altındaki dilekçede bulunan kısmi feragata itibar edilerek harç yatırılmayan ki bozmadan sonra ıslah olamayacağından harcı tamamlanamayacak olan ihbar tazminatı alacak kalemindeki ıslaha değer vermeden karar verilmelidir.
3- Yukarıdaki bentte yapılan açıklamalar doğrultusunda red edilen dava değeri, dava dilekçesindeki istemler dikkete alınarak belirlenmeli ve bu miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmelidir.
4- Davacı tarafça başlangıçta ödenen peşin harç giderinin yargılama gideri kapsamında davalı taraftan tahsiline yönelik hüküm kurulmaması da hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.