MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30/05/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ...geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 15/10/2005-01/09/2012 tarihleri arasında tarihinde teknik servis sorumlusu olarak çalıştığını, sigortasının asgari ücretten yatırılmamasını, asgari geçim indirimi ücretlerinin aylık olarak ödenmesini, mesailerin fazlalığının azaltılmasını ve ödenmeyen mesai alacaklarının ödenmesini, maaşlarına zam yapılmasını talep etmek için diğer iş arkadaşlarıyla birlikte davalı işveren ile görüştünü ancak davalı işverenin "size zam falan yapmayacağım, mesailerde her zamanki gibi devam edecek ama size buna karşılık herhangi bir ek ücret veremem, işinize geliyorsa çalışın aksi halde kapı şurada çıkıp gidin" diye cevap verdiğini, bu durum karşısında müvekkilinin ve arkadaşlarının hiç bir hukuki alacağını almadan iş sözleşmesini feshetmek zorunda kaldıklarını, müvekkilinin en son brüt maaşının 2.025,00 TL olduğunu ve işçilik alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkili şirkette teknik servis departmanında 2005 yılından beri çalıştığını, davacı ile arkadaşlarının 02/09/2012 tarihinde birlikte ve eş zamanlı olarak toplu iş bırakma şeklinde mazeretsiz ve habersiz işi terk ettiklerini, bunun karşısında müvekkilinin bu kişileri telefon ve tanıdıkları marifetiyle şifahen işe çağırıp devamsızlıklarının sebebini sorarak işe davet ettiğini, davacının bu çağrılara kulak asmayarak işyerini terk ettiğini ve bunun sonucunda devamsızlık nedeni ile iş akdinin feshedildiğini, davacı ve arkadaşlarının toplu iş bırakma eylemi karşısında işlerde aksaklık olduğunu, yerlerine personelin hemen temin edilememesinin güçlüğü ile ağır sorunlar yaşadıklarını, davacı ve arkadaşlarının işi terk ettikleri esnada kasten işyeri işleyişini sağlayan programların kullanımında lüzum eden şifrelerin kilitlenip yeni şifrelerin de işyerine bildirilmemesi sonunda müvekkilinin zarara uğradiğini, davacı ve arkadaşlarının kendi işlerini kurmak için aylardan beri bu terki planladıklarını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece; davacının, işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeni ile iş akdini haklı olarak feshettiği, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmiştir.
Davalı işverence, davacının kendi işini kurmak için bazı çalışanlar ile birlikte ayrıldığı bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanmadığı savunulmuştur.
Dosya içerisindeki belgelerden; davacının, Coşkun ve Metin isimli diğer işçilerle birlikte Cmc Makina Servis Hizmetleri Tic. Ltd. Şti'ni kurduğu, söz konusu şirketin amaç ve konusunun "otomotiv sanayi ile ilgili olarak kara hava deniz taşıtları ile iş makinalarının imalat ihracat ithalat bakım yedek parça teknik kontrol servis yağlama yıkama..." olduğu anlaşılmaktadır. Şirketin ana sözleşmesinin 24.09.2012 tarihinde düzenlendiği ve tescilinin de 26.09.2012 tarihinde yapıldığı saptanmıştır.
Davacı iş sözleşmesini 01.09.2012 tarihinde feshetmiştir.
Davalı vekili tarafından delil olarak gösterilen Bakırköy 31. İş Mahkemesinin 2013/1082 E sayılı dosyasına ait suretlerin tetkikinden; davalı işveren tarafından haksız rekabet nedeniyle davacı ile birlikte hareket eden diğer işçiler aleyhine tazminat davası açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Yine dosya içerisinde yer alan e-mailler incelendiğinde; davacının iş ilişkisi devam ederken, şirket kurmayı düşündüğünü ve marka için gerekli evrakları hazırladığını beyan ettiği görülmektedir.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı işverenle aynı alanda faaliyet gösterecek olan kendi şirketini kurma amacıyla işten ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı çalışma şekline dair açıklamada bulunmaksızın, hafta tatili ücreti alacaklarının ödenmediğini iddia etmiştir.
Yukarıda ayrıntılı bir biçimde belirtildiği üzere hafta tatili 7 günlük zaman dilimi içerisindeki 24 saatlik dinlenme hakkı olup, 6 gün çalışma yapılması halinde hafta tatilinde çalışmadan bahsedilemeyeceği gibi hafta tatili ücretine de hak kazanılamayacaktır.
İspat yükü üzerinde bulunan davacı, hafta tatillerinde çalıştığı iddiasını ispat için takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına dayanmıştır.
Davalı tanıkları davacının haftanın 6 günü çalıştığını, Pazar günü çalışma olmadığını beyan ederlerken; davacı tanıklarından Metin davacının, ayda 1 veya 2 pazar çalıştığını bildirmiştir. Diğer davacı tanığı Müslüm ise Pazar günü çalışma olmadığını ifade etmiştir.
Davalı tanıklarının beyanları ile davacı tanıklarının çelişkili ifadeleri dikkate alındığında, davacının hafta tatillerinde çalıştığı iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
Talebin reddi yerine kabulü hatalıdır.
4- Davacı işçi fazla çalışma yaptığını ve ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmuştur.
Mahkemece hükme esas bilirkişi raporunda; davacının, haftalık çalışmasının 52 saat olduğu dolayısı ile haftalık 7 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Oysaki iddia, tanık beyanları ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerden; davacının, hafta içi 5 gün 08:30-18:00 saatleri arasınada 1 saat ara dinlenme ile cumartesi günü ise 08:30-15:00 saatleri arasında yarım saat ara dinlenme ile toplamda 48,5 saat mesai yaptığı ortadadır. Dolayısı ile davacının haftalık 45 saati aşan 3,5 saat fazla mesaisi bulunduğu anlaşılmakla hesaplamaların buna göre yapılması gerekmektedir.
Yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi de hatalıdır.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30/05/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy