MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30/05/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Abdurrahim İlter geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 10.07.2008 tarihinden sözleşmenin haksız olarak feshedildiği 07.08.2012 tarihine kadar davalı işyerinde hamurkâr olarak çalıştığını, davacıya herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin iş sözleşmesinin feshedildiğinin sözlü olarak bildirildiğini, işyerini terk etmesinin istendiğini, davacının haftalık 350,00 TL. net ücret aldığını, haftanın 7 günü vardiyalar şeklinde çalıştığını, varidyaların 06.00-16.30 ile 21.00-07.00 saatleri arasında olduğunu, davacının yemek ve çay molasının olmadığını, çalıştığı fazla mesai karşılıklarının kendisine ödenmediğini, davacının dini ve milli bayramlarda da çalıştığını, buna ilişkin ücretlerin de ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının işe giriş tarihinin 10/07/2008 değil 29/11/2010 olduğunu, ayrıca haftalık ücrete ilişkin iddiasının da doğru olmadığını, bu hususun davacının imzasını havi ücret bordroları ile de sabit olduğunu, 07/08/2012 günü öğle saatlerinde hiçbir sebep göstermeden iş yerini terk ettitğini, davacının 07.00-15.00 veya 23.00-07.00 vardiyasında çalıştığını, yemek molası ve çay molası kullandırıldığını, davacının fazla çalışma, hafta tatili, dini ve milli bayramlarda çalışımasınının olmadığını, yıllık izinlerini de kullandığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Yerel mahkemece kararın gerekçesinde, bilirkişi Ayşegül Aksu tarafından düzenlenen kök ve ek raporlara itibar edildiği belirtilerek, alacakların hüküm altına alındığı ifade edilmiştir.
Hafta tatili alacağı dışındaki hüküm altına alınan alacak miktarları da söz konusu raporlar ile uyumludur.
Buna karşın hafta tatili ücreti talebinde hüküm altına alınan alacak miktarının, bilirkişi Kenan Koçak'ın raporundaki miktara karşılık geldiği saptanmıştır. Söz konusu rapor, davacı vekilinin davayı miktar açısından ıslah etmesinden önce alınmıştır.
Dolayısı ile davacının ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı ve davalının süresinde ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu alacağın hüküm altına alınması gerekmektedir.
Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
3- Davacı 24.02.2014 tarihli dilekçesi ile davasını miktar yönünden ıslah etmiş olup, yine aynı tarihte de ıslah harcını yatırmıştır.
Hükme esas ek raporda; davacının, 19.02.2014 tarihinde davasını ıslah ettiğinin kabulü ile hesaplamaların 19.02.2009 tarihinden itibaren yapıldığı belirtilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ıslah tarihinin hatalı olarak kabul edildiği ve hesaplamaların yanlış yapıldığı da ortadadır.
Davacının 24.02.2014 tarihinde davasını miktar yönünden ıslah ettiği gözetilerek, ıslaha karşı zamanaşımı def'i dikkate alınırken, bu tarihe göre de hesaplamaların yapılması gerekmektedir.
Karar bu yönü ile de hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30/05/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy