MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işcyerinde 15.09.2008-14.01.2013 tarihleri arasında zırhlı araç şoförü olarak çalıştığını,iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini,fazla mesai ücretlerinin bir kısmının ödendiğini,davacının dini bayramların 1 günü hariç diğer genel tatil günlerinde çalıştığını,bu çalışmaların karşılığı olan ücretlerin ödenmediğini,davacının ilk üç yılında sadece 1 hafta yıllık izin kullandığını,son yıl ise hiç izin kullandırılmadığını ve karşılığı olan ücretlerin ödenmediğini, davacının 14 günlük ücretinin ödenmediğini ileri sürerek;kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücret alacağı,genel tatil ücret alacağı, yıllık ücretli izin alacağının ve 14 günlük ücret alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını,davacının davalıya ait iş yerinde 15.09.2008 tarihinde işe başladığını,iş akdinin 14.01.2013 tarihinde şirket kurallarına ve CIT disiplin yönetmeliğine aykırı davranması nedeniyle İş Kanunu’nun 25/II maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiğini,davacının 06.01.2013 tarihinde para nakil işini yaparken,denetim amacı ile başka bir çalışanın davacının bulunduğu aracı takip ettiğini,davacının bu çalışanı tanıyor olmasına rağmen 155 polis hattını arayarak ihbarda bulunduğunu,bunun üzerine olay yerine polislerin geldiğini ve davalı çalışanının gözaltına alınmak istendiğini,davacının polislere,şirket çalışanını tanımadığını söylediğini, bu nedenle çalışanın zor durumda kaldığını,davacının bu olaya ilişkin savunmasının davalı işverence uygun bulunmadığını,bu nedenlerle davacının iş akdinin feshedildiğini,davacının fazla mesai yapması halinde karşılığı olan ücretlerin bordrolara yansıtılarak, ödendiğini,davacının genel tatil günlerinde çalışmadığını,çalışması halinde ise karşılığı olan ücretlerin ödendiğini, davacının toplam 24 gün izin kullandığını,bakiye izin ücretinin de Ocak 2013 ayına ait bordro ile birlikte ödendiğini,davacının Ocak 2013 ayına ait 14 günlük ücretinin ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; SGK kayıtları,tanık beyanları toplanan delillerin değerlendirilmesinde; davacının davalı iş yerinde şoför olarak çalıştığı,ağırlıklı olarak müşterilere ait paraların ATM’lere yüklenmesi işini güvenlik görevlisi bir şirket çalışanı ile birlikte yerine getirdiği,bu işin yapılması esnasında davalı iş yerine ait denetmenlerin davacının bulunduğu aracı ,yine davalı iş yerine ait araçlarla açık veya gizli olarak denetledikleri,en son 06.01.2013 tarihinde davacının yine aynı işi yaparken davalı iş yerinin logosunu taşımayan bir aracın davacının bulunduğu nakil aracı takip ettiği, uzun bir takip neticesinde şüphelenen davacının polisi aradığı,bunun üzerine olay yerine polisin geldiği,iş akdinin de bu nedenle feshedildiği, her ne kadar davalı taraf,davacının denetmeni tanıdığını iddia etmiş ise de,denetim görevlisi olarak çalışan ve tanık olarak dinlenen ...' ın duruşmadaki imzalı beyanında davacıyı şahsen tanımadığını ifade etmiş olması dolayısıyla şüphelenen davacının polisi aradığı, bunun görevi icabı olduğu anlaşıldığından iş akdinin davalı işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiği sonucuna varılarak kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne, dinlenen tanıkların beyanlarına göre davacının haftalık yasal çalışma süresi olan 45 saat çalışma süresinden 14 saat fazla çalışması bulunduğu ,ancak dosyada mübrez tüm bordrolar ile banka hesap hareketleri karşılaştırmalı olarak incelendiğinde,davacının tüm aylara ilişkin olarak fazla mesai saatlerinin zamlı olarak tahakkuk ettirildiği,tahakkuk ettirilen saatlerin tanık beyanlarıyla ispatlanan saatlerden daha fazla olduğu,dolaysıyla davacının fazla mesai yaptığı aylara ilişkin ücretlerinin ödendiği anlaşıldığından davacının fazla mesai alacağına ilişkin talebin reddine, davacı tarafça dosyaya sunulan 14.03.2013 tarihli dilekçeyle yıllık izin ve bakiye ücret alacaklarının davalı tarafça ödendiğini kabul ettikleri anlaşıldığından, davacının bakiye ücret ve yıllık izin ücret alacaklarına ilişkin taleplerinin de reddine,tanık beyanı ile ispatlanan genel tatil ücreti alacağının bodrolordaki tahakkuklar dışlanarak kısmen kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyadaki bilgi ve belgeler ile tanık anlatımları ile davacının ifadelerinden Bankaların şubeleri ile ATM makinelerine para nakli ve güvenliği işi yapan davalı şirkette tahsildar/şoför olarak çalışan davacının, olay günü yanında bir güvenlik görevlisi de olduğu halde ATM’lere para transferi için zırhlı araç ile göreve çıktıkları şirketin bu işlemin prosedürlere uygun yapılıp yapılmadığı güvenlik zafiyeti yaşanıp yaşanmadığı hususlarını denetlemesi için istihdam ettiği kişilerden olan tanık ...’nin de bu zırhlı aracı arkadan gizli şekilde takip ettiği, takip edildiklerinin farkında olmayan davacı ve arkadaşının bir bankamatiğin önüne geldiklerinde prosedür gereği şoför-tahsildar olan davacının para transferi işini gerçekleştirmesi, yanındaki güvenlik görevlisininde bu işlemin güvenli şekilde icrasını sağlaması ama her halukarda işlemi birlikte yapmaları gerekirken güvenlik personelini para ile birlikte bankamatiğin önünde indiren davacının zırhlı aracı park için seyrine devam ettiği, güvenlik personelinin görevi olmadığı halde ve tek başına para transferi işine başladığı, işlemin bu şekilde prosedürlere aykırı ve güvenlik zafiyeti oluşturacak biçimde yapıldığını gören denetim görevlisi tanık ...’nin açığa çıkıp davacı ve arkadaşının yanına gidip kimlik gösterip,kendisini tanıttıktan sonra işlemin prosedüre uygun yapılmadığı hususunda uyarıda bulunduğu,buradaki işlemlerini tamamlayan davacı ve arkadaşı diğer şirket çalışanının bir sonraki ATM’ye para transferi için zırhlı araç ile yeniden yola çıktıkları, denetim görevlisi tanık ...’nin de bir sonraki işlemin uyarıya rağmen usulüne uygun yapılıp yapılmayacağını kontrol maksadı ile zırhlı aracı takibe devam ettiği,davacı ve diğer şirket çalışanının arkalarından takip edenin kim olduğunun ve ne maksatla takip ettiğini bildikleri halde 155 polis ihbar hattını arayarak "zırhlı para nakil aracının kimliği belirsiz şüpheli bir araç tarafından takip edildiğine" dair ihbarda bulundukları, ihbar üzerine polisin harekete geçip tanık ...’nin içinde bulunduğu aracı durdurduğu ve işlem başlattığı tanık ...’nin kim olduğunu ve aracı niçin takip ettiğinin açığa kavuşması ile olayın sonlandığı, ancak bu esnada olayı kaydeden bir kısım şahısların çektikleri videoları facebook hesaplarına yüklemeleri nedeniyle olayın kamuoyuna mal olduğu ve davalı şirketin bu olay nedeniyle ciddi anlamda itibar kaybına uğradığı ve olaya sebebiyet veren para nakil işi ile görevli her iki işçinin de iş akdine bu nedenle son verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı ve arkadaşının hem para transferine ilişkin prosedüre uymayarak iş güvenliğini tehlikeye düşürmeleri hem de bu duruma muttali olup kendilerini uyaran denetim görevlisinin kim olduğunu ve görevini bildikleri halde zırhlı para nakil aracını takip eden şüpheli araç olarak Polis İhbar Hattına bildirmeleri ve buna bağlı tanık ...’nin mağduriyet yaşamasına sebep olmaları hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile diğer işçinin birlikte yaptıkları eylemlerin doğruluk ve bağlılığa uygun olmayan, güven sarsıcı davranışlar olup, davalı işverenin fesihte haklı olduğu anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.