MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı işyerinde 05.12.2003 tarihinde çalışmaya başladığını, 2012 yılının Temmuz ayına kadar aralıksız olarak çalıştığını, öncelikle 2009 yılında hamile iken kasa ve şarküteri olmak üzere iki reyona bakmaya zorlandığını, bu nedenle düşük yaptığını, daha sonra 2012 yılı haziran ayında 2. çocuğunun doğumundan sonra ise gece çalışması olarak tabir edilen 12:00-22:00 saatleri arasında çalışmaya zorlandığını, 08,00-18,00 saatleri arasında çalışmak istediğini belirten davacıya işe gelmemesinin söylendiğini, 2012 yılı Haziran ayı sonu itibariyle işten çıkarıldığını, çalıştığı dönemde iki ayrı reyona bakan şef pozisyonunda çalıştığını, aldığı en son ücretin asgari ücretin %30 fazlası olduğunu, çalışma saatlerinin ağırlıklı olarak 08:00-18:00 saatleri arasında olduğunu, kimi zaman 12:00-22:00 saatleri arasında da çalıştığını, her iki mesaide de günlük çalışmanın 10 saat olduğunu, molaların düşülmesi ile günde 9 saat 15 dakika çalıştığını ve haftalık mesaisinin 55 saat 30 dakikaya tekabül ettiğini, haftada 10,5 saat fazla mesai yaptığını, ücretlerinin ödenmediğini, genel tatillerin tamamında çalıştığını, yıllık izin hakkına ilişkin alacağının da ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının çalışma saatleri ve doğuma ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, fesih tarihinden 1,5 yıl sonra açılan davanın haksız tazminat alma gayesi ile açıldığını, davacının 26.05.2013 tarihinden itibaren izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmeyerek devamsızlık yaptığını, tutanak düzenlendiğini, ihtarname ile işe devam etmesinin bildirildiğini, işe gelmediğini, İş Kanunu'nun 25/2 (g) hükmü uyarınca iş akdinin haklı olarak feshedildiğinin davacıya bildirildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, müvekkili şirketin resmi kayıtlarında görüleceği üzere çalışanların “vardiyalı ve dönüşümlü çalışma sistemi” gereği iki veya üç vardiya halinde dönüşümlü olarak çalıştıklarını, haftada bir gün tatil yaptıklarını, haftada 45 saati aşacak şekilde mesai yapılmadığını, bordroları davacı ihtirazi kayıt koymadan imzaladığından fazla çalışma ve tatil ücreti talep edemeyeceğini, ücretlerin davacının bankadaki hesabına ödendiğini, dini bayram ve genel tatil günlerinde kural olarak tam kadro çalışma yapılmadığını, bir kısım personelin nöbetleşe çalışması olsa bile davacının bayram ve tatil izinlerini kullandığının bordrolarda görüldüğünü savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı doğum izni sonrasında yeniden işe başlamadan önce bebeğinin bakımı dolayısıyla işyerinden, sadece 08:00-18:00 saatleri arasındaki vardiyasında çalıştırılmayı talep etmiş, davalı işverenin bu talebi kabul etmeyip, kendisinin 12:00-22:00 saatleri arasındaki vardiyada görevlendirildiğini bildirmesi üzerine de işyerine gitmeyerek iş akdini eylemli bir şekilde sona erdirmiştir. Vardiyaları belirlemek işverenin yönetim hakkı kapsamında isede, davacının yeni doğum yaptığı ve davacının eylemli feshi gerçekleştirdiği tarih itibariyle, hak edildiği halde ödenmemiş işçilik alacaklarının varlığı nedeniyle davacının eylemli feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilerek kıdem tazminatı talebinin kabulü yerine, yazılı gerekçeyle reddi hatalıdır.
3-Davacı dava dilekçesinde 08:00-18:00 ve 12:00-22:00 saatleri arasında dönüşümlü olarak ve haftada 6 gün çalıştığını ve haftada 10,5 saat fazla çalışma yaptığını iddia etmiştir. İspatlanan bu çalışma saatlerinden ara dinlenme süreleri düşüldüğünde, davacının haftalık fazla mesai süresinin 9 saat olduğu anlaşılmaktadır. Haftalık 9 saat üzerinden fazla mesai ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, talep dahi aşılarak haftalık 13 saat üzerinden hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilmesi isabetsizdir.
4-Davacı dava dilekçesinde dini bayram ücretlerini talep ettiği ve bu talebi hüküm altına alındığı halde, fazla mesai ücreti hesaplamasında dini bayram günlerinin dışlanmaması da ayrı bir bozma nedenidir.
5-2008 yılının Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait imzasız bordrolardaki fazla mesai ücreti tahakkuklarının 3 ve 4 numaralı bozma gerekleri doğrultusunda hesaplanan fazla mesai ücretinden mahsubu gerektiği de unutulmamalıdır.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.