MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı dava dilekçesinde, davacının 15.06.2007 tarihinden 14.09.2011 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, son aylık ücretinin net 1.550,00 TL olduğunu, davacının normalde hafta içi 08:30'den l8:00'e kadar çalışırken haftada ortalama enaz üç gün saat 00:00, 01:00'e kadar çalıştığını, Cumartesi günleri saat 09:00'dan 16:00'ya kadar çalıştığını, dini bayramlarda üç gün çalışmazken resmi bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, davacıya çalıştığı sürece yıllık izin kullandırılmadığını, 2009 yılında aynı işyerinde çalışan ağabeyinin işyerine dava açması üzerine davacıya karşı tutumun değiştiğini, son iki yıl maaşına zam yapılmadığını, yıldırma politikasıyla istifa ettirmeye çalışıldığını, son olarak kendilerince kurgulanan, sözde davacının söylediği ifadeler nedeniyle İş Kanunu'nun 25/II-b maddesine göre iş akdinin feshedildiğini, davacının işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinden fazla ... ücreti, genel tatil, yıllık ücretli izin alacağı 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının işe başlama tarihinin 09.08.2007 olduğunu, bunun ... giriş, izin defteri ve bordrolarla da sabit olduğunu, 09.09.2011 tarihinde ...plakalı müşteri aracının boyanmaması gereken parçalarının boyanması nedeniyle, davacının sorumluluğundaki bu işlem nedeniyle soruşturma yapıldığını, servis şefi ... ile atölye şefi ...’in davacıdan yazılı savunma vermesini istediğini, davacının “ben savunma vermem, s*kerim savunmasını da ...’ını da” cevabını vererek işyerinin sahibi...’in şeref ve namusu hakkında sinkaflı sözler sarf ettiğini, davacının da içinde olduğu bir grubun diğer işçiler üzerinde baskı uyguladıklarını, kasıtlı olarak işi yavaşlattıklarını, fazla mesaiye kalmamaları için diğer işçilere baskı yaptıklarını, gerçek ücretin bordroda yazılı olduğunu ve aynı miktarın bankaya yattığını, fazla mesai yapılmış ise ücretinin ödendiğini, müvekkilinin asgari ücret üzerinden ödeme yapmadığını, davacının 2008-2009 yıllarına ait ücretli izinlerini kullandığını, 2010-2011 yıllarına ait izinlerini kullanmadığını, fesihle birlikte Eylül 2011 bordrosunda 28 günlük izin ücreti olarak 1.400,00 TL'nin son ücret üzerinden ödendiğini, genel tatillerin kullandırıldığını, bordrolardaki dökümle aynı olan banka havalelerine davacının ihtirazi kaydının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı işçinin, işveren hakkında şahitler huzurunda sinkaflı sözler sarfetmesinin, haklı nedenle fesih sebebi olduğu gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, bilirkişi tarafından fazla mesai tahakkuku bulunan imzasız bordrolardaki fazla mesai tutarlarının ödendiğine dair kayıt bulunmadığı gerekçesiyle ödeme dikkate alınmadan fazla mesai hesabı yapılmış ise de dosyada mevcut banka ekstrelerinden, yapılan fazla mesai tahakkuklarının bankaya yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bordroların imzasız olduğu da dikkate alındığında söz konusu fazla mesai ödemelerinin hesap edilen fazla mesai matrahından miktar olarak mahsubunun gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
3- Fesih sonrası düzenlenen Eylül 2011 ayına ait ücret bordrosunda yıllık izin ücretine yönelik tahakkuk görülmekte olup davalı taraf tahakkukun bankaya yatırıldığını savunmaktadır. Mahkemece tahakkuk ettirilen izin ücretinin bankaya yatırılıp yatırılmadığı araştırılıp sonucuna göre mahsubunun gerekip gerekmediğinin düşünülmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17/10/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.