MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı hastanede belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, nöbet usulü ile çalıştığını, işten haksız çıkarıldığını ancak hak ettiği alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının acil servis nöbetçi hekimi olarak kısmi süreli hizmet sözleşmesi ile çalıştığını, nöbet ücreti ve baktığı hastalardan yüzde aldığını, nöbet sırasında hasta ve hasta yakınları ile diyaloglarında hastanenin prestijini sarstığını doğruluk ve bağlılık ile uyuşmayan davranışlarda bulunduğunu, bu nedenle iş sözleşmesine son verildiğini, yıllık izin hakkının da doğmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı vekili dava dilekçesinde haksız sona erdiğini beyan ettiği, davalı taraf ise aksini savunduğu, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesi uyarınca feshediği ve dosyayada yazılı bir fesih evrakının sunulmadığı anlaşılmıştır. Fesih gerekçesine delil olarak dinlenen davacı tanıkları davacının hasta yakını ile tartışma yaşadığını, ancak baş hekime haber vermesi gerekirken güvenliğe haber verdiğini başhekimin kendisi ile görüştüğünü ve bir daha nöbete gelmediğini beyan etmiş olduğundan tanıkların beyanlarının duyuma dayalı olduğunda davalı tanıklarının beyanlarının fesih gerekçesi bakımından açık olmadığından davacının iş akdinin feshinin haklı nedene dayanmadığı kanaatine varılmış olup açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece ihbar tazminatına yasal faiz yerine en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesi hatalı olup, bozma nedeni ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:
Hüküm fıkrasının 3'üncü paragrafında yer alan "mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile" kelimelerinin çıkarılarak yerine "yasal faizi ile" kelimelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28/09/2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. Sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, nispi temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 14/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.