MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacının İsteminin Özeti:
Davacı vekilinin Mahkememize verdiği 25.04.2014 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 01.03.1998 - 31.08.2007 tarihleri arasında Bakanlığa bağlı ... Devlet Hastanesi'nde faaliyet gösteren taşeron firmalar aracılığıyla aralıksız olarak çalıştığını, iş ilişkisinin emeklilik nedeniyle sona erdiğini, bu durumu hastane yönetimine de bildirdiğini, bu bildirime rağmen kıdem tazminatı ödemesinin yapılmadığını, aldığı ücretin asgari ücret olduğunu, işyerinde 2007 yılı rayici en az 2 TL günlük yemek ücreti bulunduğunu, günlük brüt asgari ücretin 19.50 TL ve günlük yemek ücretinin 1,17 TL kabul edilmesi gerektiğini, bu durumda hesaplanmaya esas günlük ücretin 20.67 TL olması gerektiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin talep/ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla 31.08.2007 fesih tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte 5.885.00 TL kıdem tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı idare yönünden Mahkemenin görevsizliğinin söz konusu olduğunu, husumetin Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna yöneltilmesi gerektiğini, söz konusu davanın dava zamanaşımı süresi/hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame olduğunu, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde talep konularına ilişkin işten çıkış tarihinden itibaren faizi istendiğini, dava tarihinden önce müvekkili idarenin temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle fesih tarihinden itibaren faiz talebinin hukuka uygun olmayacağını, huzurdaki davanın sadece kıdem tazminatına ilişkin olduğunu, kıdem tazminatına esas olan davacının en son almış olduğu ücret ve çalıştığı yıllar dolayısıyla talep miktarının davacı tarafından bilindiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması talebinin hukuka uygun olmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hizmet akdi emeklilik nedeniyle sona ermiş olup, emeklilik nedeniyle iş akdinin sona ermesi faiz başlangıcı yaşlılık aylığı bağlandığına dair belgenin işverene tebliğ edildiği tarihte başlar.
Somut uyuşmazlıkta davacı yaşlılık aylığı bağlandığına dair belgeyi davalı asıl işverene tebliğ ettiğini iddia ve ispat edemediğinden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi yerine, fesih tarihi olarak belirlenmesi hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK'nın geçici 3/2. maddesi yollamasıyla HUMK'un 438/7. madde uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmişti.
F) SONUÇ;
Hükmün fıkrasının 1 numaralı bendindeki "akdin feshi tarihi olan 31.08.2007" sözcük ve tarihinin çıkartılarak yerine "dava tarihi olan 25.04.2014" sözcük ve tarihinin yazılmasına hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.