MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlerde 31.01.2005-15.11.2012 döneminde teknik eleman ve bir süre de şoför olarak çalıştığını, zaman zaman günde 16 saati geçen süre çalıştığını, davacının en son net aylık ücretinin 1.205,00 TL. olduğunu, bu ücrete ek olarak yol ve yemek yardımının da olduğunu, davacının işin başlangıcından bitiş tarihine kadar kesintisiz...şirketinin elemanı olarak çalıştığını, birkaç defa giriş çıkış yapıldığını, bu süre içinde de birçok defa eksik gün bildiriminin yapıldığını, dolayısı ile de eksik prim yatırıldığını, işe başladığı tarihten itibaren fazla mesai ücretlerinin ödenmesini talep ettiğini, işveren tarafından işten çıkarıldığını ve tazminat ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının 31.01.2005 tarihli iş akdinin 01.07.2006 tarihinde İş Kanunu 6. maddesi hükümleri uyarınca iş yeri devri kapsamında ihale ile aktarma merkezi işletmesini devralan ... 01.02.2008 tarihinde ise ... Taşımacılık Ltd. Şti.’ne geçtiğini, davacının iş akdinin mazeretsiz olarak üst üste işe gelmemesi nedeniyle tutulan tutanaklar ile durumun haklılığına istinaden 17.11.2012 tarihinde .... tarafından haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, brüt çıplak ücrette hesaplanması gereken fazla mesai ücreti hesabında çıplak brüt ücret yerine (yemek ve servis ücretinin ilavesiyle bulunan) giydirilmiş ücretin esas alınması hatalıdır.
3-Davacının fazla mesai ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosyaya sunulan imzalı ücret bordrolarının bir kısmında fazla mesai tahakkukları bulunduğundan, bu ödemelerin toplamının fazla mesai hesabından mahsup edilerek sonuca ulaşıldığı anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca, dosyada mevcut imzalı bordrolarda fazla mesai ücreti tahakkuku bulunan ayların fazla çalışma hesabında dışlanması gerekirken, ödenen miktarların mahsubu yoluna gidilmesi isabetsizdir.
4-Hükmedilen alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nın 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de ayrıca bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, 30.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.