MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 15.06.2007-03.12.2009 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kalite müdürü olarak 4.250,00 TL net aylık ücret ile çalıştığını, iş akdinin 03.12.2009 tarihinde işverence haksız surette feshedildiğini, davacının açtığı işe iade davasının ... 13. İş Mahkemesinin 2010/2 E, 2010/488 K sayılı kararı ile kabul edilerek işe iadesine karar verildiğini, kararın kesinleşmesine üzerine yapılan talebe işverence davacının aynı şartlarla işe başlatılacağı hususunda cevabi ihtarname düzenlendiğini, ancak davacının almakta olduğu maaş sigorta kayıtlarına eksik bildirildiği ve farklı şirket üzerinden sigortası yapıldığı için aynı şartlardan neyin kastedildiği belli olmadığından, işe başlatılacak şirket ve yer ile ücretine dair hususlarda işverenden açıklama istenmesine rağmen bu ihtara cevap verilmeden iş akdinin iş başı yapılmaması sebebi ile feshedildiğine dair ihtarnamenin keşide edildiğini, davacının muğlak bilgilerle yaptığı işe davetin samimi olmadığını ileri sürerek, kıdem, ihbar ve işe başlatılmama tazminatları ile boşta geçen süre ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin fesih yazısında da bildirildiği gibi, 15.06.2007 tarihinden bu yana kalite departmanında görev yapmakta iken şirketin içinde bulunduğu ekonomik kriz sebebi ile feshedildiğini, ... 13. İş Mahkemesinin 2010/2E sayılı dosyasında verilen işe iade kararının Yargıtay’ca onanıp kesinleşmesi üzerine davacının 15.03.2012 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile işe başlatılma talebinde bulunulduğunu, davalı işverenin davacının bu talebi üzerine süresinde keşide ettiği ihtarname ile açıkça aynı iş koşulları ile hemen işe başlatılacağı hususunun bildirilmesine rağmen davacının yeni bir ihtarname keşide ederek işe başlamaktan imtina ettiğini, davacının işe başlama talebinde başından beri samimi olmadığını, amacının işe başlatmama durumunda ödenecek ücret ve tazminatları almak olduğunu, bu sebeple aynı koşullarda aynı işinde işe başlatılacağının kendisine bildirilmesine rağmen gerçek dışı ücret beyanında bulunup sanki Düzce’ye çalışmaya çağrılmış gibi tutum içine girdiğini, davacının işe davet edilmesine rağmen işe başlamayarak iş akdinin kendisinin feshetmiş olduğunu, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı hakkının doğmadığını, davacının tüm izinlerini kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, işe davet yazısına rağmen davacının işe başlamak üzere işyerine gittiğine veya çalışma koşullarına itiraz ettiğine ilişkin dosyada bir iddia ve belge mevcut olmadığı, bu sebeple davacının iş akdinin ilk fesih tarihinde İş Yasasının 17. ve devamı maddeleri gereğince geçerli nedenle feshedilmiş sayılacağı, usulüne uygun bir işe başlama olmadığı için boşta geçen süre alacağı ve işe başlatma tazminat alacağının da doğmadığı, iş akdinin davalı işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde fesih edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi kesinleşen işe iade kararının tebliği üzerine yasal süresi içinde işe başlamak için işverene başvurmuş, işveren de davacıyı ihtarname ile işe davet etmiştir. Davacının 20/04/2012 tarihli ihtarnamesinde, Mahkemece geçersizliğine hükmedilen fesih öncesinde fiilen merkezi İkitelli’de bulunan davalı şirkette çalışmasına rağmen SGK kayıtlarında Düzce’de çalıştığının gösterildiğini, ayrıca aylık net 4.250 TL ücret almasına karşın kayıtlarda ücretin daha düşük gösterildiğini beyan ederek bu hususların açıklığa kavuşturulmasını davalıdan talep ettiği, davalının ise sözü edilen ihtarnameye cevap vermeksizin davacının işe davete rağmen işe başlamadığı yönünde 26/04/2012 tarihinde ihtarname gönderdiği görülmüştür.
Davacı işçi kesinleşen işe iade kararı üzerine işe başlatılma başvurusunda bulunarak işe başlama yönünde niyetini ortaya koymuştur. Ancak işe başlayacağı yer ve aylık ücreti konusundaki tereddütlü durumun giderilmesini talep ettiği halde davalı işverence işçiye gerekli bilgilendirme yapılmamıştır. Yargılama sırasında davacının gerçek ücretinin aylık net 4.250 TL olduğunun kanıtlandığı da dikkate alındığında işçinin işverenden açıklama istemesinde haklı bir sebep bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece davacının işe başlatılma başvurusunda samimi olmadığının kabulü ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, davalı tarafından davacının usulüne uygun olarak ve yasal süresi içinde işe başlatılmadığı dikkate alınarak işe başlatılmama tarihini tespit etmek ve talep konusu alacaklar hakkında yeniden bir karar vermektir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.