MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirketin ...’de faaliyet gösteren ... Pazarlama ... şubesinde iş akdinin haklı nedenle feshedildiği tarihe kadar çalışmış olduğunu, çalıştığı süre zarfında sigorta primlerinin tam olarak yatırılmamış olduğunu öğrendiğinde ve ... şartlarının yasaya uygun olmaması gerekçe gösterilerek haklı nedenle davacı tarafından iş akdinin haklı nedenle feshedilmiş olduğunu,tarafımızdan gerek eksik yatırılan aylarla ilgili gerekse sigorta başlangıcının yapıldığı 2005 yılından evvelki çalışılan dönemle ilgili olarak hizmet süresini tespit davası açıldığını, haftanın 6 günü çalışıldığını ve ayda en az bir Pazar günü de ... yapılmakta olduğunu belirterek kıdem tazminatı,fazla ... alacağı, hafta tatili, genel tatil alacağı ile yıllık izin alacağının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 28.07.2005 tarihinde ... Dağıtım ve Pazarlama Dayanıklı Tük. Maddeleri İnş. ve Ltd.Ş çalışmaya başladığı, 07.01.2007 tarihine kadar aralıksız olarak devam etmiş olduğunun açık olarak anlaşılmış bulunduğunu, davacının 08.01.2007 tarihinde davalı şirkette çalışmaya başladığını, bu çalışmasının iş akdinin sona erdiği 17.09.2010 tarihine kadar aralıklı olarak çalıştığını, davacının dava konusu ettiği dönemde diğer işveren şirketin varlığı söz konusu olduğuna, diğer şirketin davalı şirket ile organik bir bağı bulunmadığına göre davadan diğer işveren şirket olan ... Dağıtım ve Pazarlama Dayanıklı Tük. Maddeleri İnş. ve Ltd. Ş haberdar edilmesi ve davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği iddiasının doğru olmadığını, davacının davalı şirkette 08.01.2007 tarihinden 17.09.2010 tarihine kadar çalıştığı günler boyunca sigortası tam olarak yatırılmış olduğunu, davacının işe gelmediğini, bunun üzerine davalı şirketin davacının gelmediği günler için tutanak tutup, 4857 sayılı İş Kanunu”nun 25-II-(g) maddesi uyarınca iş akdini haklı olarak feshettiğini, fazla mesai uygulanmamakta olduğunu, ayrıca davalı işyerinde resmi tatillerde, dini bayramlarda ve Pazar günlerinde çalışılmadığını, davacının izin alacağı bulunmadığı savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin davacı tarafından sigorta primlerinin eksik yatırılması sebebiyle 24.08.2010 tarihinde davacı tarafından sona erdirildiği, davalı tarafından tutulan devamsızlık tutanaklarının ise bu tarihten sonra olmak üzere 17.09.2010, 18.09.2010 ve 20.09.2010 tarihlerinde tutulduğu, davacının fesih iradesinden sonra tutulan tutanaklarla yapılan feshin geçerli olmadığı bu sebeple davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının hizmet süresine göre kullanması gereken yıllık izin süresinin 110 gün olduğu, kullanılan 45 günün mahsubu ile bakiye izin süresinin 65 gün olduğu, davalının davacının yıllık izinlerini kullandığını veya ücretinin ödendiğini ispatlayamadığı, tanık beyanlarına göre haftada 9 saat fazla ... yaptığı ve hafta tatillerinde çalıştığı, davacı tanıklarını genel tatillerde ... olmadığını beyan ettikleri gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; dava kısmi dava olarak açılmış, davalı vekili ıslaha karşı süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'i gözetilerek fazla ... ücreti ile hafta tatili ücret alacakları bakımından bilirkişiden ek rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken zamanaşımı def'i değerlendirilmeden karar verilmesi hatalıdır.
3-Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmekle, yargılama giderlerinin kabul ve redde göre paylaştırılmaksızın tamamının davalıya yükletilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.