MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04/07/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde satış temsilcisi olarak 26.09.2006-10.10.2012 tarihleri arasında çalıştığını, fazla mesai ve genel tatil ücreti aalcaklarının ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek; kıdem tazminatı ile genel tatil ve fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının 2009 yılı Mart ayına kadar haftalık 45 saati aşan çalışması olmadığını, 2009 yılı Mart ayından sonra ürünlere olan talebin artması nedeniyle fazla mesai yapılması halinde bordroya yansıtıldığını, 01.08.2009 tarihinde maaş artışı yapılarak yıllık 270 saatten fazla çalışmanın ücrete dahil olması yolunda teklifte bulunulduğunu ve davacının bu teklifi yazılı olarak kabul ettiğini, 29 Ekim - dini bayramların 1 ve 2. Günlerin tatil olduğunu, diğer bayram çalışmalarının ve satışa bağlı primlerin bordroya yansıtıldığını, ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığını, davacının iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın feshettiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalı işyerinde satış temsilcisi olarak görev yapan davacının, fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda, taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Satış temsilcileri genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışmaktadırlar. Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Ancak ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın satış temsilcisi mesaisi artıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması söz konusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (% 50) hesaplanması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının satış temsilcisi olup, satışlardan prim aldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar yerel mahkemece; davacıya yapılan prim ödemelerinin fazla mesai alacağını karşıladığı gerekçesi ile alacağın reddine hükmedilmiş ise de, yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda, prim ödemelerinin ancak zamsız kısmı karşıladığı kabul edilebilir.
Dosya içerisinde yer alan 03.03.2015 tarihli ek bilirkişi raporunun, fazla mesai ücreti alacağına ilişkin 2. seçeneği (01.08.2009'da kabul edilen muvafakatnamenin dikkate alındığı) %50 katsayı ile yani sadece zamlı kısmı yönünden yeniden hesaplamalı (söz konusu rapordaki hesaplama 1,5 katsayı ile yapılmış olup, 0,5 katsayı ile hesaplama yapılmalıdır) ve alacak hüküm altına alınmalıdır.
Yanılgılı değerlendirme ile alacağın kabulü yerine reddine hükmedilmesi hatalıdır.
3- Yukarıdaki bentte ayrıntılı bir biçimde açıklandığı üzere; davacının, fazla mesai alacağı bulunduğu ve bu nedenle davacı feshinin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından kıdem tazminatı talebinin de hüküm altına alınması gerekir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04/07/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.