MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Davalı vekilinin sebepleri bildirilmeyen bozma isteği dikkate alınarak yapılan temyiz incelemesinde aşağıdaki bentlerin dışında kalan kanuna açık aykırılık hali görülmemiştir.
2-Davacı iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu iddia ederek bakiye ücret talebinde bulunmuş, mahkemece davacının ne kadar bakiye ücret hak ettiği açıklanmadan taleple bağlı kalınarak 2.000,00 TL. bakiye ücrete hükmedilmiştir.
Bakiye süre ücreti belirli süreli hizmet akitlerinde söz konusu olabilecek bir alacak kalemidir. Aynı şekilde garanti süreli hizmet akitlerinde de söz konusu olabilir. Belirli süreli hizmet akdinin yapılma koşulları İş Kanunu'nun 11. maddesinde sayılmış olup davacı ile davalı işveren arasındaki sözleşme işyeri hekimliğine yöneliktir. İşyeri hekimliğine ilişkin sözleşmenin belirli süreli yapılması için objektif bir neden yoktur. Sözleşmenin niteliğini belirleme görevi mahkemeye ait olup mahkemece sadece sözleşmenin belirli süreli olduğundan söz edilip neden dolayı belirli süreli kabul edildiğinin hukuki gerekçeleri açıklanmamıştır. Yukarıda belirtildiği üzere taraflar arasındaki işyeri hekimliği sözleşmesinin belirli süreli yapılmasına dair objektif neden ortaya konulmadığından sözleşme belirsiz süreli kabul edilip bakiye süre ücreti talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Bakiye süre ücretinin kabulü açısından mahkemece toplam hakediş miktarı da belirtilmemiştir. Her kısmî dava, hakkın tamamına yönelik tespit hükmü içermek zorunda olduğundan, mahkemece davacının hak ettiği toplam bakiye süre ücretinin gerekçede açıklanmaması da isabetsizdir.
3-Davacının ayırımcılık tazminatı talebinin kabulü yerindedir. Ancak her kısmî davanın tespit hükmü içermesi zorunluluğu karşısında, mahkemece davacının hak ettiği ayırımcılık tazminatı miktarının gerekçede açıklanmaması hatalıdır.
4-Hüküm altına alınan miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.