MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere, göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili kısmi dava açmış, kıdem ve ihbar tazminatı talebini 12.06.2015 harç tarihli ıslah dilekçesi ile artırmış, ancak ıslah ettiği miktara faiz yürütülmesini talep etmemiştir.
Mahkemece, ıslah ile istenilen miktarlara faiz talep edilmediği gerekçesi ile faiz yürütülmediği belirtilerek, “32.908,43 TL net kıdem tazminatının ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmadığından dava dilekçesinde talep edilen 500,00 TL'si için fesih tarihi olan 30/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte ve ıslah ile arttırılan kısmın faizsiz olarak;
8.798,13 TL net ihbar tazminatının ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmadığından dava dilekçesinde talep edilen 500,00 TL'si için fesih tarihi olan 30/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve ıslah ile arttırılan kısmın faizsiz olarak;” şeklinde karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde kıdem tazminatı için faiz talebinde bulunulduğu için alacağın tamamı için fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Diğer taraftan, Mahkemenin ihbar tazminatı için ıslah ile istenilen miktara faiz talep edilmediği gerekçesi ile faiz yürütülmediği gerekçesi Dairemizin "ıslah edilen miktarlar açısından faiz talep edilmemesi halinde ıslah ile artırılan miktarlara faiz yürütülemeyeceği" şeklindeki kökleşmiş içtihadına uygun ise de karardan sonra bu konu ile ilgili olarak yapılan içtihadı birleştirme talebi üzerine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 24.05.2019 günü yapılan toplantıda:
“Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği" yönünde karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerini ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı" hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi karşısında, "...ıslahta faiz istenilmese dahi dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedilmesi..." zorunlu hale geldiğinden, Y.İ.B.K. doğrultusunda ıslah edilen miktarlara da faiz yürütülmesi için hükmün HMK’nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:
Hüküm fıkrasının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin paragraflarının çıkartılarak, yerine;
“32.908,43 TL net kıdem tazminatının fesih tarihi olan 30.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte,
8.798,13 TL net ihbar tazminatından 500,00 TL’sinin dava tarihi olan 20.05.2011 tarihinden, 8.298,13 TL’sinin ıslah tarihi olan 12.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” paragraflarının yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28/09/2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. Sayılı İ.B.K. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, nispi temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 27.06.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy