MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 29.06.2006 tarihinden 28.02.2008 tarihinde emekli olana kadar ve devamında işverenin davetlisi olarak 10.03.2009-16.07.2012 tarihleri arasında çalıştığını, davacının davalı şirket nezdinde mikser operatörü olarak en son aylık net 1.400,00 TL. ücret karşılığı belirsiz süreli hizmet sözleşmesi ile çalıştığını, ücretlerin asgari ücret tutarının banka hesabına yatırılıp kalan kısmın ise elden ödendiğini, 28.02.2008 tarihinde emekli olan davacıya emeklilik nedeni ile haklı fesih bildiriminden doğan tazminat ve diğer işçilik hakları için tam olarak ödeme yapılmadığını, işverenliğin çalışma şartlarının ağır olup sürekli fazla mesai ile çalışan davacının mesai saatlerinin düşürülmesini talep etmesi neticesinde işten çıkarıldığını iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının talep edilen alacaklarından 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup bu süreyi aşanlar için itiraz ettiklerini, davacının 29.06.2006-28.02.2008 tarihleri arasında ...Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. nezdinde çalışıp buradan emekli olduğundan husumet yönünden bu döneme itiraz ettiklerini ve sorumlu olmadıklarını, davacının 18.07.2012 tarihinde kendi el yazısı ile istifa mektubu verip işten ayrılmak istediğini ve memleketine gideceğini söylediğini, kendi isteğiyle işten ayrılması nedeniyle ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının işten ayrılırken 4.995,00 TL. kıdem tazminatı, 1.164,00 TL. fazla mesai, yıllık izin ve asgari geçim indirimi ücretlerinin ödendiğini ve ibraname vererek işten ayrıldığını, fazla mesai ile ilgili iddiaların hayatın olağan akışına uygun olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Kısmi eda külli tespit davasının açıldığı anda alacağın tamamı için zamanaşımı kesilir. Yargılama sırasındaki işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağından yargılama sırasında alacağın zamanaşımına uğradığından söz edilemez. Bu nedenle yargılama sırasında arttırılan taleplere karşı yapılan zamanaşımı defi sonuca etkili değildir. Ancak faiz başlangıcı açısından tahsil amaçlı belirsiz alacak davasından farklı bir durum vardır. Davaya konu edilen miktar bakımından faiz başlangıcı olarak dava tarihi kabul edilmelidir. Alacağın kalan kısmının sadece tespiti istenmiş olmakla, belirlenen bakiye alacak miktarının ilerde talep edildiği tarihten itibaren faize karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta dava açılış şekli itibariyle kısmi eda külli tespit talepli belirsiz alacak davasıdır. Mahkemenin davaya karşı zamanaşımını gözetmesi yerindedir. Ancak, davacının yaptığı ıslah olmayıp, talep artırımı ile alacağın belirli hale getirilmesidir. Belirsiz alacak davasının bütün türlerinde dava açılmakla zamanaşımı kesilir. Talep artırımına karşı yapılan zamanaşımı def’i hukuki sonuç doğurmaz.
Bu nedenle talep artırımına karşı yapılan zamanaşımı def’inin dikkate alınmaması gerekirken hukukî değer taşımayan zamanaşımına def’ine göre karar verilmesi isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 03/12/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy