MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04/07/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 16/06/2010 tarihinden 19/12/2012 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini ve işçilik alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının net 1.566.49 TL. aylık ücretle çalıştığını, bu durumun davacının ihtirazi kayıt düşmeden imzalamış bulunduğu İdari Personel Sözleşmesi, ücret bordroları, SGK'ya yapılan bildirimler ve banka hesabı ile sabit olduğunu, davacıya 2.500.00 TL. aylık ücret ödeneceğinin taahhüt edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu iddianın haksız kazanç teminine yönelik olduğunu, davacının İdari Personel Sözleşmesinin ve SGK kayıtlarının aksini ispat edebilecek mahiyette yazılı delille ispat etmesi gerekeceğini, davacının müvekkili üniversitede hafta içi 5 gün sabah 8:30 – 17:30, Cumartesi günü 08:30 – 13:00 saatler arasında çalışıp, Pazar günler izin kullandığını, ayrıca 1 saat yemek molası ve 15’er dakikadan 2 çay molası olduğu dikkate alındığında davacının haftalık 45 saati aşan herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinden herhangi bir kıdem veya ihbar tazminatı alacağı da olmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunu 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, işe girerken kendisine aylık net 2.500,00 TL. ücret ödeneceğinin söylenmesine karşın, net 1.500,00 TL. ödendiğini ileri sürmüştür.
Süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalının; davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar ettiği ortadadır. Kaldı ki davacı, kayıtlardakinin aksine net 2.500,00 TL. ücret ile çalışmak üzere anlaştığını iddia etmekte olup, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.
Davacının ihtirazı kayıt olmaksızın imzaladığı bordrolar, iş sözleşmesi ve yargılama sırasında yapılan emsal ücret araştırmaları ve davalı vekilinin cevap dilekçesindeki açıklaması dikkate alındığında, davacının en son net 1.566,49 TL. ile çalıştığının kabulü ile alacakların buna göre hesaplanması gerekirken, soyut tanık beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 04/07/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.