MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalıya ait işyerinde sıvacı ustabaşı olarak 2004-2010 yılları arasında çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirkette 12/06/2006-01/02/2007, 31/05/2007-20/11/2007, 19/05/2008-08/01/2009, 12/06/2009-11/11/2009 tarihleri arasında aralıklı olarak dönem dönem çalıştığını, kesintili çalışmalarının bir tam yılı aşmadığını, her bir çalışma döneminin kıdem ve ihbar tazminatı yönünden ayrı olduğunu, davacının Türkiye'ye dönmek istediğine dair istifa dilekçesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı HMK’nun 281. maddesinin 1. fıkrasında, bilirkişi raporuna itiraz hususunda “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.” hükmünü içermektedir. Bu hakkın kullanılması için raporun taraflara tebliği HMK.nın 280. maddesi uyarınca zorunlu kılınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, bilirkişi raporunun davalı vekiline duruşmada tebliğ edilmediği gibi taraflara okunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durum 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde “1-Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” şeklinde ifade edilen “hukuki dinlenilme hakkının” ve HMK.nın 280. maddesinin ihlali niteliğinde olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.