MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar avukatlarınca istenilmekle, davalılardan ... Ltd. Şti.,... Ltd. Şti., ...Ltd. Şti.,...Ltd. Şti. avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacıların murisi...'nın davalı işyerinde 06/01/2003-09/09/2006 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, 08/09/2006 günü 16:00'da işyerine geldiğini, görevine başladığını, 09/09/2006 sabah saatlerinde bekçi kulübesinin önünde vefat etmiş olarak bulunduğunu, işyerinde kalp krizi geçirerek ölmüş olmasına rağmen, işverenlerin iş kazası bildirimi yapmadıklarını ve olay nedeniyle ödemekle sorumlu oldukları yasal ödemeleri gerçekleştirmediklerini, müteveffanın ... Ltd. Şti. antre depolarında aylık net 500 TL ücretle çalıştığını, emekli iken çalıştığı halde ... bildirimlerinin yapılmadığını, ödenmemiş işçilik alacaklarının ve ücret alacağının bulunduğunu, çalıştığı sürece fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, 2003 yılından itibaren hiçbir haftalık iznini, yıllık izin ve ulusal bayram-genel tatillerini kullanmadığını, davalıların müteveffanın ortak işverenleri olduğunu, dolayısıyla işçilik haklarından ortak ve zincirleme sorumlu olduklarını iddia ederek, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
...Ltd. Şti. vekili, davacıların murisi ile müvekkili davalı arasında hiçbir iş sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili davalının iş kazasının meydana geldiği antrepolarda kiralayan konumunda olduğunu, davacıların dayandığı 24/09/2006 tarihli belgede de müvekkili davalı yetkililerinin imzasının da bulunmadığını, bu belgeden davacıların murisinin maaşının depo kiracıları tarafından ödendiğinin anlaşıldığını, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalılar ...Ltd. Şti.,...Ltd. Şti.,... Ltd. Şti.,... Ltd. Şti. vekili, müvekkili davalıların davaya konu olayın gerçekleştiği antre depoların sahibi olan ... Ltd.Şti ile değişik tarihlerde kira sözleşmeleri imzaladığını ve burada kiracı sıfatıyla bulunduklarını, davaya konu işçi-işveren ilişkisinin başlangıç tarihi olduğu iddia edilen 06/01/2003'te depolarla hiçbir ilgisi bulunmayan müvekkili davalıların, müteveffa...ile ne gibi bir işçi-işveren ilişkisi içine sokulduğunun anlaşılamadığını, müvekkili davalılar açısından husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, müteveffa ile eskiden beri işçi-işveren ilişkisi bulunan depoların mal sahibi ... Ltd. Şti'nin sorumluluğunun bulunduğunu, ... Ltd.Şti.'nin 01/10/2003, ...Ltd.Şti.'nin 01/10/2004,... Ltd. Şti.'nin 15/12/2005, ...Ltd.Şti.'nin 15/08/2005 başlangıç tarihli kira sözleşmelerine istinaden sorumluluk tarihlerinin dikkate alınması gerektiğini ve davanın kabul edilmesi durumunda sorumluluk oranlarının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, kesinleşen hizmet tespiti kararında belirtilen süreler ve esaslar çerçevesinde, davalıların kıdem tazminatının ödenmesinden sorumlu oldukları, Müteveffanın sağlığında hak kazandığı işçilik alacaklarının da mirasçılarına (yine kesinleşen hizmet tespiti kararında belirlenen sorumluluk esasları çerçevesinde) ödenmesi gerektiği, yıllık izin kayıtları sunulmadığından, yıllık izin alacağının bulunduğu, çalışma saatlerini gösterir yazılı belge bulunmadığından, fazla çalışma ve hafta tatili çalışma tahakkuku bulunan ücret bordroları veya sair ödeme belgeleri ibraz edilmediğinden, davacının bildirdiği çalışma saatlerinin bir kısım davalıların imza ve kaşelerini içerir 27/09/2006 tarihli belgeyle doğrulandığından, hizmet tespiti davasında dinlenen tanıkların anlatımlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili çalışma ücreti alacağı bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir.
Kısmi davada zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Ancak kısmi davadaki miktar, kısmi davanın açıldığı dava tarihine göre geriye doğru belirlenen zamanaşımı süresini kapsar. Bakiye alacak talep edildiği tarihe göre, geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalıyor ise zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir. Kısaca kısmi davadaki alacak miktarı belirlendiği tarihten itibaren öncelikle ileriye doğru gerçekleşen alacak için mahsup edilmeli, bakiye alacak ise ondan sonraki süreyi kapsamalıdır. İlk kısmi davada belirlenen alacak mahsup edildikten sonra bakiyenin talep edildiği tarihten geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalan alacak, alacaklı lehine hüküm altına alınmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak kısmi dava açmıştır. Davacı vekili 25.02.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini artırmıştır. Islah dilekçesinin Davalılar ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti.,...Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. vekiline ve davalı ... Ltd. Şti. vekiline 04.03.2014 tarihinde tebliği üzerine, tüm davalılar vekillerinin süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmaktadır. Kıdem tazminatı dışındaki alacakların ıslah tarihine göre, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı değerlendirilmeden hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.