MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 10/07/2008 tarihinde davalı işyerinde mikser operatörü olarak çalışmaya başladığını ve 29/02/2012 tarihinde haklı bir neden olmaksızın iş akdinin feshedildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, talep edilen tüm alacak kalemleri yönünden ayrı ayrı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının emekliliğe hak kazanmış olması ve buna ilişkin SGK yazısını müvekkil şirkete ibraz etmesi üzerine kıdem tazminatının ödendiğini, davacının davalı şirketi 02.03.2012 tarihli İbraname ile ibra ettiğini, işten kendi isteğiyle ayrıldığından ihbar tazminatı ödenmediğini, davacının hafta tatili ve genel tatillerde çalışması olmadığını, fazla mesai iddialarının gerçeği yansıtmadığını ancak yoğun dönemlerde yaptığı fazla mesailerin karşılığının da ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı haftada 7 gün çalıştığını iddia ederek hafta tatili ücreti talep etmiş, hükme dayanak bilirkişi raporunda davacının 7 gün çalıştığı kabul edilmiş ancak hesaplama sırasında Haziran 2010 tarihinden sonrası için bordrolarda hafta tatili ücreti ödendiği gerekçesiyle hesaplama yapılmamıştır.
Rapora dayanak bordrolar incelendiğinde 2010 Temmuz ayı bordrosu ile daha sonraki aylara ait bordrolarda "H. Sonu Mesai" adı altında saat üzerinden örneğin 5 saat, 7 saat gibi ödemeler yapıldığı görülmüştür.
Bu bordrolar davacının hafta sonu çalıştığının kanıtıdır. İş Kanunu'na göre hafta tatili bölünmeksizin kullandırılmalıdır. Başka bir deyişle hafta tatilinde çalışıldığında çalışılan saate bakılmaksızın 1,5 yevmiye ödenmek zorundadır. Oysa ki bordrolarda ödemeler saat karşılığı olup, hafta içi mesai kalemi ile birlikte değerlendirildiğinde hafta sonu yapılan çalışmadaki fazla mesai karşılığı olduğu kabul edilmelidir.
Buna göre mahkemece yapılacak iş, Temmuz 2010 ayı dahil fesih tarihine kadar ki hafta tatillerini de hesaplayıp, bu dönem bordroya dayalı olduğundan karineye dayalı makul indirim (taktiri indirim) yapılmadan önceki hüküm altına alınan miktara eklenerek hüküm altına almaktır.
3-Hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları brüt ücretten hesaplanıp netleştirilirken sadece gelir vergisi ve damga vergisi düşülerek alacaklar belirlenmiş ve mahkemece bu tutar net olarak hüküm altına alınmıştır. Oysa fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları hesabında brüt ücretten net ücrete gidilirken sigorta primi ve işsizlik sigortası primlerinin de düşülmesi gerekmektedir. Buna göre, mahkemece anılan alacaklarda SGK ve işsizlik sigortası primi kesintisi yapmadan alacakları belirleyen bilirkişi raporuna itibarla hüküm tesisi hatalıdır.
4-Hüküm altına alınan miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hüküm fıkrasında açıkça yazılmamasının infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 11/11/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.