MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2015
NUMARASI : 2012/196-2015/105
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalılara ait işyerinde 28/08/2008-02/09/2011 tarihleri arasında mikser operatörü olarak çalıştığını, sigorta girişinin 07/09/2008 tarihinde yapıldığını, her iki davalı şirketin de aynı gerçek kişilere ait olup, faaliyet alanının aynı olduğunu, müvekkilin haberi olmaksızın iki şirket arasında sigorta prim kaydının değiştirildiğini, müvekkilinin aylık net 1.200,00 TL ücret ve ortalama 600,00 TL'de devamsızlık arz eden sefer primi aldığını, davalıların hiçbir gerekçe ve sebep göstermeden müvekkilinin işine 02/09/2011 tarihinde son verdiklerini, müvekkile Ağustos 2011 ücreti ve tazminatları için ödeme yapmak üzere ibraname imzalattıklarını, bu ibranamenin ardından banka kalanı ile ve elden olmak üzere 5,000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin fazla mesai yaptığını, hafta tatillerinde çalıştığını, dini bayramlar dışındaki bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı işçinin 07/09/2008 tarihinde ... Beton şirketinde şoför olarak çalışmaya başlayıp 07/03/2009 tarihinde istifa ettiğini, daha sonra 03/04/2009 tarihinde Akaryum Şirketinde çalışmaya başlayıp 02/09/2011 tarihinde tekrar istifa ederek işten ayrıldığını, davalı iki şirket arasında taşeronluk ilişkisinin bulunmadığını, davacının son aldığı brüt ücretinin 840,00 TL olduğunu, herhangi bir prim ücreti almadığını, sefer primi aldığını iddia eden bir işçinin fazla mesai talep edemeyeceğini, davalı işyerlerinde fazla mesai uygulamasının olmadığını, davacıya işyerinden kendisi ayrılmasına rağmen 5.000,00 TL işçilik alacakları ödendiğini, yıllık ücretli izin haklarının tamamını kullandığını, davalı işyerlerinde hafta tatillerinde ve genel tatil günlerinde çalışma olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafça fazla çalışma yapılmadığı savunulsa da hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığı tespit edilmiştir.
Davacının davalıya ait işyerinde mikser operatörü olarak aylık sabit ücret yanında sefer başına prim alarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Ancak mesai arttıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması söz konusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (% 50) hesaplanması gerekir.
Mahkemece karar gerekçesinde aynen; "...tanık anlatımlarından davalı işyerinde fazla mesai yapıldığı, dini bayramlar hariç diğer genel tatillerde çalışma olduğu anlaşılmıştır. İspat yükü üzerinde bulunan davalı, davacının fazla mesai ücretlerini, genel tatil ücretlerini ödediğini somut delillerle ispat edememiştir..." denilmesine rağmen hüküm fıkrasında fazla mesai ücretinin reddine karar verilmesi çelişki oluşturmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2. fıkrasında gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı kural altına alınmış olup, hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki yaratılması bozma sebebidir.
Mahkemece, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ispat edilen fazla çalışma süresine göre davacı işçinin fazla mesai ücretinin zamsız kısmını aldığı, zamlı kısmını almadığı kabul edilerek fazla mesai ücretinin 0.50 katsayı ile hesaplanması ve takdiri indirim uygulanarak hak kazanılan fazla çalışma ücreti alacağının kabulüne karar verilmesi gerekirken çelişkili gerekçe ile karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.